Bazen problemi üreten sistemle aynı problemi çözemezsin. Reset atmak için hayatındaki insanlardan, mekânlardan, görevlerinden bir süre uzak kalıp sistemi sıkıntıya sokanın ne olduğunu keşfedebilirsin.
Her şeyi bilirmiş gibi görüinmekten, bilgiçlik taslamaktan da çok hoşlanırdı zaten. Ee, büyük sehirde yaşıyordu ya! Ama ne gerek vardı böbürlenmesine, kibirlenmesine? Olduğu gibi görünmeliydi insan.
Başkasına merhamet etmek, ondan daha kuvvetli olduğunu zannetmektir ki, ne kendimizi bu kadar büyük, ne de başkalarını bizden daha zavallı görmeye hakkımız yoktur... Artik gidelim mi?
"Ne o, çapkınliktan mı geliyorsun?" dedi.
İnsanlar birbirlerini ne kadar iyi anlıyorlardı... Ben bu hâlimle kalkıp başka bir insanın kafasının içini tahlil etmek, onun düz veya karışık ruhunu görmek istiyordum. Dünyanın en basit, en zavallı, hatta en ahmak adamı bile, insanı hayretten hayrete düşürecek ne müthiş ve karışık bir ruha maliktir! Niçin bunu anlamaktan bu kadar kaçıyor ve insan dedikleri mahluku anlaşılması ve hakkında hüküm verilmesi en kolay şeylerden biri zannediyoruz? Niçin ilk defa gördüğümüz bir peynirin evsafi hakkında söz söylemekten kaçtığımız hâlde ilk rast geldiğimiz insan hakkında son kararımızı verip gönül rahatıyla öteye geçiveriyoruz?