Vildan

Konuşmayacağım. Hiçbir şey söylemeyeceğim onlara. Dilimi ısırdım. Bir et parçası gibi kopardım dişlerimle. Ses yenir mi? Ben yedim. Çiğneyip tükürdüm sesimi. Bu hücrede sesimi bıraktım. Kulaklarım sessizliği duyuyor ama. Etim acıyı duyuyor. Kalbim sızıyı duyuyor. Burası karanlık.
Sayfa 65·Kitabı okudu
Reklam
Annem bir sırrı boğazına kirli bir bez parçası gibi takıp da yaşamış, nasıl yaşadı boğulmadan acaba?
Sayfa 197·Kitabı okudu
Alıntı
Yapayanlış örülmüş bir hırka giymişim yıllardır, onunla ısınmaya çalışmışım gibi hissediyorum kendimi. Babam anlattıklarıyla o hırkanın büyün ilmeklerini söktü. Eline yumağı dolayıp yavaş yavaş söktü üstümdeki hırkayı, çırılçıplak kaldım.
Sayfa 166·Kitabı okudu
Alıntı
...Bu iyi niyetli sefil insanlar bana o dehşet verici marifetlerini anlatıyor ve yaptıklarıyla övünüyorlar. Kendi deyisleriyle bana ağır muhabbeti, argo konuşmayı öğretiyorlar. Bu, genel konuşma diline iğrenç bir tümör, bir siğil gibi eklenlenmiş bir dil...
Sayfa 9·Kitabı okudu
Akşamın mora çalan lacivert tülleri açık dükkan kapısı önünde kayısı kokan rüzgarlara kapılıp dalgalanmaya durdu... Orada, tezgahın üzerinde yarısı yenmiş bir armut vardı... Bir kutu nakış ipliği raflardan yuvarlanmış zemine allı yeşilli yayılmıştı... Alınmış kararlar, verilmiş sözler vardı. Cennet Çesmesi'nin suyu testiyi zorlamış, dış yüzünden domur domur terlemişti testicik...
Sayfa 57·Kitabı okudu
Reklam