geldi o tuttu elimden
kırmızı güle getirdi,
anlamı sakladı benden
elime o gülü verdi.
ben ona soru sormadım
sır ver diye yalvarmadım,
gül kokusu yeterdi cennet için
güzellik akardı yüzünden.
sıradan olmaya gelince, herşey sıradandır, bayağıdır, alelâdedir. böyle düşünenler unutuyorlar, ya da algılayamıyorlar ki, insan belli bir ruh-hâli, belli bir ‘mood’ içindeyken, - diyelim, tanrısal bir ruh hâli içindeyken-, günlük hayatımızda en ufak bir dikkat bile etmeden, yanından geçip gittiğimiz en sıradan bir şey bile, içimizde daha önce yaşamadığımız, deneyimimiz olmamış bir ruhsal duygu uyandırabilir. bu insanın kendi kendine karşın, kendi kendine rağmen şair olduğu andır.