Cehalet İnsanlığın En Büyük Düşmanlığıdır.
Puan vermedi·260 syf.··
2026 3. kitabı
A. M. Celal Şengör’ün Senin Cahilliğin Benim Yaşamımı Etkiliyor adlı eseri, yalnızca bir söyleşi kitabı değil; bilginin hayatımızdaki yerini sorgulatan, cehaletin bireysel bir eksiklikten öte toplumsal bir yük olduğunu hatırlatan güçlü bir metin. Şengör’ün karakteri bu eserde açıkça hissediliyor: keskin bir dil, tavizsiz bir duruş ve bilgiye duyulan derin bir saygı. Onun bilimsel birikimi, jeoloji alanındaki uzmanlığının ötesine geçerek edebiyat, felsefe, tarih ve siyasetle harmanlanıyor; böylece kitap, tek bir disipline sıkışmayan geniş bir düşünce ufku sunuyor. Şengör’ün kişiliğinde öne çıkan en belirgin özelliklerden biri, cehalete karşı duyduğu tahammülsüzlük. Bu tavır, eserin her satırına yansıyor. Mozart’ın kötü müzik karşısında ağlamasını örnek verirken, kendisinin de bilgisizliğe aynı şekilde tepki verdiğini söylemesi, onun bilgiye duyduğu hassasiyetin kişisel bir yansıması. Bu yaklaşım, okuyucuya bilginin yalnızca akademik bir değer değil, aynı zamanda etik bir sorumluluk olduğunu hatırlatıyor. Kitap boyunca Atatürk, Popper, Newton, Einstein gibi isimlerle kurulan bağlar, Şengör’ün düşünce dünyasının evrenselliğini gösteriyor. Bu bağlantılar, bilginin sürekliliğini ve insanlık tarihindeki dönüştürücü gücünü ortaya koyuyor. Şengör’ün duruşu, okuyucuya bilginin adaletin en sağlam temeli olduğunu hissettiriyor. Onun üslubu bazen sert, bazen rahatsız edici olabilir; fakat bu sertlik aslında gerçeğin dönüştürücü gücünden kaynaklanıyor. Bu kitabı okurken ben, bilginin yalnızca bireysel bir kazanım değil, toplumsal bir sorumluluk olduğunu yeniden fark ettim. Şengör’ün tavrı bana, adaletin bilgisizlikle değil, bilgiyle savunulabileceğini hatırlattı. Kitap bana şu olumlamayı kazandırdı: “Cehalet başkalarının yaşamını etkiler, ama bilgelik hepimizi
1000Kitap
Senin Cahilliğin Benim Yaşamımı EtkiliyorCelâl Şengör · Masa Yayınları · 20233,899 okunma
Unutulan Zafer
Puan vermedi·272 syf.··
2026 15. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2026 00:00
Bugün ki incelemem de tarih sayfalarında layık olduğu yeri bulamayıp gölgede kalmış bir zaferden bahsedeceğim. Osmanlı'nın son zaferi Kutül Amare. 1. Dünya savaşıyla birlikte Çanakkalede verilen fevkalede direniş sonucu düşmanı topraklarımıza sokmayıp, savaşı kazandığımızı biliriz. Hatta küçüklükten itibaren bu zaferin kudreti ile büyüdük. Olması gerektiği gibi. Ama Kutül Amare o kadar da şöhretli anlatılmadı bize genellikle bilinmez çünkü. Şimdi size yazabildiğim kadarıyla anlatmak istiyorum. İngilizlerin petrol sevgisi, sömürgeci tutumu Irak sınırlarına kadar vardı. 1. Dünya savaşı ile birlikte petrol bölgelerini yani Basra'yı ele geçirip Osmanlı'yı savaş dışı bırakmak ve Çanakkale'nin intikamını almak istediler. Bu amaçla bölgedeki Arapları çil çil altınlar ile taraflarına çekip Osmanlı'ya karşı durmalarını sağladılar. Kitapta Arapların bu tavrını okurken bir kez daha anladım ki yüzlerce devlet var sadakati bilmez tek Türk var yalnızca davasını görev beller. syf 70. 'Ben altını değil özgürlüğümü düşünüyorum' cümlelerini kuran Yüzbaşı Doğan gibi kişilerin kanını taşımak en büyük mirastır. Altın görünce karakterini, davasını, topraklarını satıp tabiri caizse köpeğin ağzından akan salyalar gibi altını arzulayan neslin torunları olmamamız en büyük şükür sebebidir sanırım. (Burada Osmanlı'nın son döneminde itilaf yanlısı padişahlar ile itiraz etmeyin lütfen. Ben sadece örnek alınması gerekeni gösterip tarihimizi iyisiyle kötüsüyle bütün düşünmeye çalışıyorum.) İngiliz'in petrol, Arapların altın seviciliğini bir kenara bırakıp savaşa döneyim. İngiliz birliklerinin komutanı General Townshend, Selmanı Pak bölgesine saldırma planlarını yapıyordu. Bu sırada bir kurmay yüzbaşı içeri girdi.__ 'Efendim.. Kuvvetlerimiz içinde pek çok Hintli Müslüman asker var.
İnceleme
Kut'ül Amareİsmail Bilgin · Timaş Yayınları · 2018822 okunma
Reklam
10/10
·325 syf.··
Beğendi
·
2026 173. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2026 22:57
Charlie’nin zeka seviyesi düşük ancak “istisnai” bir şekilde farkındalığı yüksek diyebiliriz. O durumunu biliyor aslında ve normalleşebilmek için çocukluğunda öğrenemediği okuma-yazmayı öğrenmek istiyor. Zihinsel engelli yetişkinlerin gittiği merkezdeki öğretmeni Alice Kinnian’ın tavsiyesi ile Profesör Nemur ve Doktor Strauss ile tanışıyor ve son teknoloji deneysel bu ameliyat için seçiliyor. Charlie’nin hayali insanların kendisiyle dalga geçmemesi ve onu sevebilecek çok sayıda arkadaş edinmek. Çalıştığı fırında sözde arkadaşları var ama onlar sürekli Charlie’ye gülüyor ve eğlencelerine alet ediyor. “Eğer akıllıysan sohbet edecek bisürü arkadaşın olur ve hep böyle yapayannız kalmazsın” diyen Charlie, zekanın her şeyi halledeceğini sanıyor. Ameliyatın ardından Charlie, Algernon ile tanışıyor, zekası normalin 3 katına çıkmış olan fare ile aynı başarıyı göstermesi beklenen Charlie yarıştırılıyor. Charlie, Algernon’u yenmeyi öğrenirken, onunla empati de kuruyor. Yemek yiyebilmek için testi geçmek zorunda olmasına üzülüyor ve onunla arkadaş olmaya karar veriyor. Charlie’nun zekası günden güne ilerliyor, Robinson Crusoe’ya “çok zor” derken kısa sürede şiir, bilim, felsefe ilgisini çekmeye başlıyor; Shakespeare, Milton, Newton, Einstein, Freud, Eflatun, Hegel, Kant gibi isimler ona heyecan veriyor. Laboratuvarın yer aldığı kampüsteki üniversite öğrencilerinden dinlediklerini aktarırken, sadece cümleleri düzelmiyor düşünceleri de şekilleniyor.
Hayata Dair
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,5bin okunma
Fizik Einstein
Puan vermedi·134 syf.··
2026 133. kitabı
Einstein, sadece matematiksel formüller değil, evrenin işleyişine dair bakış açımızı kökten değiştiren "tespitler" yapmıştır. İşte bilim dünyasını sarsan en önemli tespitleri: 1. Zaman ve Mekan Mutlak Değildir: Newton'ın aksine Einstein, zamanın her yerde aynı akmadığını tespit etti. Hızlandıkça veya kütleçekimi arttıkça zaman yavaşlar. Yani zaman, içinde hareket ettiğimiz esnek bir dokudur. 2. Kütle ve Enerji Aynı Şeydir ($E=mc^2$): Maddenin aslında aşırı yoğunlaşmış bir enerji formu olduğunu buldu. Bu tespit, senin ilk başta sorduğun atom bombasının ve güneşin enerji üretiminin temelidir. 3. Yerçekimi Bir "Kuvvet" Değildir: Einstein'a göre yerçekimi, Dünya'nın Ay'ı bir iple çekmesi gibi bir kuvvet değil; büyük kütlelerin (yıldız, gezegen) uzay-zaman dokusunu bükmesidir. Nesneler bu eğriliğin içinde yuvarlanır. 4. Işık Hızı Evrenin Hız Sınırıdır: Işığın boşluktaki hızının ($300.000$ km/sn) geçilemeyeceğini ve tüm gözlemciler için aynı olduğunu saptadı. Bu, modern fiziğin en katı kuralıdır. 5. Tanrı Zar Atmaz: Kuantum mekaniğindeki "belirsizlik" ilkesine karşı çıkmış ve evrenin tesadüflerle değil, kesin ve anlaşılabilir yasalarla (deterministik) işlediğine inanmıştır.
EinsteinMetehan Doğan · Profil Yayıncılık · 202033 okunma
6/10
·320 syf.··
2026 23. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 02 Mart 2026 07:23
A-71 Antalya'ya doğru gelen bir uçağın Sina çölüne düşmesi ile başlıyor. Bu seferde çok önemli bir amaca hizmet etmesi için uçakta olan iki yolcu var. İlki olan, Joseph-Yusuf, Türkiye'nin 100. yıl kutlamalarında ve İncirlik üssüne düzenlenecek bomba saldırılarına yardım etmek için Türkiye'ye gelmektedir. Yusuf'un görevi operasyon kodlarının yer aldığı USB'yi görevliye teslim etmektir. Bir diğer yolcu olan Cemile, Yusuf'a göz kulak olsun diye peşine takılan bir gözcüdür. Ancak ikisi de görevlerini tamamlayamadan Sina Çölüne düşerler. Bol aksiyonlu başlayan kitap bir anda Einstein'ın izafiyet teorisine, metaverse evreni derken bir anda zamanda yolculuğa bağlandı. Bu durum benim için beklenmedik bir gelişmeydi. Yusuf, USB'yi karşı tarafa teslim etmekten vazgeçince başlayan kovalamaca da Nasuh Efendi ile karşılaşır. Ondan tayy-i zaman ve bastı mekân kavramlarını öğrenir. Ne hikmetse Yusuf bir anda ermiş kıvamında birine dönüşüyor ve zamanda yolculuk etmeye başlıyor. 2023 Şam, 1683 Viyana ve 2071 Kudüs-Babil zaman dilimlerinde bir şeyleri değiştirmek için çabalıyor. Bol bol komplo teorisinin yer aldığı kitapta daldan dala savruluyor gibi hissettim. İskender Pala okumayı severim ama bu kitap şimdiye kadar okuduğum kitapları arasında en az sevdiğim oldu. Çok fazla konuya değinmiş ve elde pek bir şey kalmamış. Bol aksiyon ile başlayınca, bölgenin ruhu ile birleşen kovalamaca bende beklentiyi çok yükseltmişti ta ki, Yusuf'un kovalamacanın ortasında bir anda tayy-ı mekan yapıp geçmiş Viyana'sına gitmesi. Sonrası kitap elimde süründü biraz sırf bitirmek için bitirdim gibi oldu. Belki de kitabı yanlış bir zamanda okudum ve o yüzden bu kadar sevmedim ancak zaman yolculuğu ve tarihsel birleşimleri sevenler belki de kitabı beğenebilirler.
Edebiyat
A-71İskender Pala · Kapı Yayınları · 20222,733 okunma
10/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 61. kitabı
SEVGİLİ PROFESÖR EİNSTEİN Çocukların Albert Einstein'a Gönderdiği Mektuplar ve Onun Çocuklara Verdiği Yanıtlar Herkese Merhabalar... Sizlere harika bir kitap ile geldim. Kitabın ismi zaten her şeyi anlatmıyor mu? Bu kitabı okuduğum için de kendimi şanslı hissediyorum. Zaten mektuplardan oluşan kitapları okumayı çok severken bir de üstüne verilen cevaplara yer verilmiş olması elbette ki pahabiçilemez. Sevgili profesör Einstein bir çağın ruhunu, bilimle insanlık arasındaki kopmaz bağı ve genç beyinlerin sınırsız merakını anlatan, bir dahinin bu merakla kurduğu özel bağı gözler önüne seren eşsiz bir okuma yolculuğu sizleri bekliyor. Özellikle bilime ilgi duyanlar için yeri daha bir ayrı olacağı kesin! Dünyanın dört bir yanından çocuklar, öğrenciler, bilim meraklıları tarafından yazılan mektuplar ve Einstein'ın yeri gelip bilimsel, yeri gelip mizah içeren samimi cevapları işte onlar bu kitapta! Torunu Evelyn Einstein'dan çok güzel bir önsöz ile başlıyoruz. Sonunda söylediği azalan mektuplaşma sanatına yeniden katkı sağlayacak olmasını umuyor. Daha sonra giriş bölümünde yazarımız bizi kitabı anlamak için çok güzel karşılıyor ve anlatıyor. Ayrıca yazar bu kitaptan gelecek telif hakkının bir kısmını UNİCEF'e bağışlayacağını söylemiş. Bu kitap 1928'den 1955 yıllarına kadar uzanan, ülkenin ve dünyanin pek çok farklı yerinden altmış kadar çocuk tarafından Albert Einstein'a yazılmış mektuplar yer alıyor. Ayrıca kronolojik sıra ile hayatı ve kısa biyografisi ki özel resimler ile desteklenmiş bu detaya bayıldım. Ve de özel fotoğraf albümü sayfaları çok güzeldi. Kitabın yarısını bunlar oluşturuyor. Diğer yarısında ise çocuklardan gelen mektuplar ve Einstein'ın onlara yazdığı cevaplar yer alıyor. Bazi mektupların orjinal haline de yer verilmiş. Ben kitabı çok sevdim kesinlikle
Sevgili Profesör EinsteinAlice Calaprice · Yakamoz Yayınları · 20262 okunma
Reklam
Reklam