📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
1725'te yapılan bu tür bir tetkik sırasında polis memuru Joseph Sellers meşhur oğlancı Mark Partridge'e çeşitli erkek genelevi ziyaretlerinde eşlik etti ve bu ziyaretlerde onun "kocası" rolünü oynadı. O geceki duraklardan biri Drury Lane'deki Tobacco Rolls Meyhanesi'ydi. Burada Portakal Deb lakaplı bir portakal satıcısı Sellers'ın yanına yaklaştı. Sellers olanları mahkemede şöyle anlatacaktı: "Ellerini kalçalarıma yapıştırdı, dilini ağzıma soktu ve benim tadıma bakmak için kilometrelerce öteye bile gidebileceğine yemin etti." Portakal Deb "arkaya gidip yapmak istediği şeye izin vermesi" için Sellers'a yalvardı. Bu, Deb'in Sellers ile oynaşmak ya da sadece arka odaya gitmek istediği anlamına gelebilirdi. Sellers her iki seçeneği de reddetti. Daha sonra Portakal Deb, Sellers'ın kucağına “çıplak" oturmayı teklif etti. Bunun üzerine tepesinin tası atan Sellers şömineden kor maşayı kaptığı gibi onu "[Portakal Deb'in] g.tüne sokmak" tehdidini savurdu.
Cinsel imgeler antik dünyada yasak değildi. "Pornografi" sözcüğü Yunanca pornographe sözcüğünden gelmektedir ve "orospularla ilgili yazı" anlamı taşımaktadır. O zamanlar bu tür yazılar çoktu. Ayrıca Atina görkemli dik penislere sahip Hermes heykelleriyle doluydu. "Obscene" (müstehcen) sözcüğü hem "açık saçık ve pis" hem de "penis" anlamına gelen ve çoğul kullanıldığında cinsel organları veya kıçı ifade eden Yunanca caenum sözcüğünden gelmektedir. Ama scaena yani "stage” sözcüğünden türemiş ve ob öneki aldığında "offstage", yani alenen sergilenmeye uygun olmayan şeklinde bir anlam kazanmış da olabilir. Etimolojisi ne olursa olsun, açık saçık cinsel yazılar ve resimler Roma'nın her yerinde bulunuyordu ve çoğunun amacı tüketicileri cinsel olarak uyarmaktı. Rönesans Avrupası'nın eğitimli sınıfları, Yunan ve Roma klasiklerini yeniden keşfettiğinde, çoğu kimse Ovidius'un erotizmine ve Martialis ve Juvenalis'in müstehcen dizelerine özel bir ilgi gösterdi. Rönesans gençleri ve yaşlıları antik dönemin açık saçık yazılarından ve seks betimlemelerinden haz alıyorlardı. Fakat "klasiklerle mastürbasyon yapan" çokça eğitimli insan vardıysa da dolaşımdaki cinsel materyal nadirdi. Basım tekniklerinin gelişmesine kadar pornografi malzemeleri, özel tüketim nesneleri oldular. 15. yüzyılın sonunda modern basım ve çoğaltma teknikleri kullanılmaya başladığında, kişisel hazlar kamusal bir olguya dönüştü. Kısa sürede pornografik materyaller bütün sosyal sınıflara ulaştı. Bu materyaller elyazması olarak kalıp sadece seçkinler arasında dolaş-saydı, cinsel tasvirlere muhtemelen sansür uygulanmayacaktı ama pornografi yaygın bir tüketim malzemesi haline gelince sekiler ve dini yetkililer bu yeni olguyu kontrol edip cezalandırma telaşına kapıldılar. Basılı pornonun ilk versiyonları, elyazması
Zaman," dedi Austerlitz o gün Greenwich'in yıldız gözlem odasında, "insanoğlunun bütün icatları arasında açık ara en yapayıdır ve kendi ekseni çevresinde dönen bu gezegene bağımlılığı nedeniyle en az bir ağacın büyüme veya bir kireç taşının parçalanma süresini ölçü alan bir hesaplama kadar keyfidir. Üstelik esas aldığımız güneş günü de zaten gerçek bir ölçü olmadığından, zamanı hesaplayabilmek için hareket hızı değişmeyen ve yörüngesinde Ekvator'a doğru eğimli olmayan hayalî bir ortalama güneş yaratmak zorunda kalmadık mı? Newton gerçekten zamanın Thames gibi bir nehir olduğunu söylediyse," dedi Austerlitz ve geniş bir büklüm çizerek Köpekler Adası'nı çevreleyen ve günün son yansımasıyla pırıl pırıl parlayan suya işaret etti pencerenin ardından, "eğer Newton gerçekten böyle bir şey dediyse, öyleyse zamanın kaynağı nerede ve en sonunda hangi denize dökülüyor?"