zülfikar

zülfikar
@abdulguzel
Notlar: #154295921 Filmler: #133056854
Veteriner Hekim
[02.11.2024 (R)]
1338 okur puanı
Ağustos 2016 tarihinde katıldı
Cenabı Hak kudsi hadiste: "Kelime-i Tevhid benim kalemdir, kaleme giren azabımdan kurtulur." buyurmuştur. Bu hadis-i kudsiye binaen Nakşibendiyye-i Hâlidiyye-i Ziyâiyye'nin zikri ism-i zat ile nefy ü ispattan ibarettir.
Sayfa 23·Kitabı okudu
Din
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Türkiye'de Dr. A. Bernard tarafından hazırlanan ve 161 sayfadan ibaret olan Osmanlı Askeri Farmakopesi ismiyle 1844 yılında yayınlanan kitap ilk Kodeks olarak kabul edilir. Ülkemizde kullanılan ve yarı resmi olarak kabul edilen ikinci kodeks Dr. Hüseyin Sabri tarafından Fransız kodeksinin tercümesi olan ve 1866 yılında yayınlanan 508 sayfalı Düstûru'l-Edviye (ilaçların kaideleri)'dir.
Sayfa 2
Bilim
Peygamberin ve arkadaşlarının hayatlarının önemli anlarını Taliban'ın yapmak istediği gibi birebir ve anlamsız bir şekilde taklit etmek ise elbette ki en iyi yol olmayacaktır.
Sayfa 156·Kitabı okudu
Düşünce
sebil (سبيل)
Bu kelime Arapçadan dilimize geçmiştir. Arapça "yol" anlamındaki bu kelime, Türkçeye geçtikten sonra çok farklı bir manada kullanılmıştır. Hayır, hasenat yaparak rabbimizi razı etmeyi en birinci vazifeleri bilen ecdadımız, Allah'ın rızasını kazanmak için yol kıyılarında yolcuların su içmeleri için çeşmeler yaparlardı. İşte bu küçük çeşmelere "sebil" adını verdiler. Ayrıca Kur'an-ı Kerim'de geçen "fisebilillah" ifadesi de, sebil kelimesinin Arapça orijinal manasından farklı bir şekilde kullanımında etkili olduğunu söyleyebiliriz.
Sayfa 15·Kitabı okudu
Edebiyat
İbn Arabi'nin Fakihlere Bakışı
İbn Arabi şekilci ve merasimci olmakla suçladığı fıkıhçıları cahil ve katı, hatta çoğu zaman iki yüzlü olmakla suçluyordu. Onlar kendileri ve sultanlarla ilgili dini hükümlerde esneklik gösterip kolaylık cihetine giderken, halkın taraf olduğu meselelerde çok katı ve sert davranıyorlardı. Hatta fakihin biri Sultana "Sana Ramazanda oruç tutmak farz değil. Senenin herhangi bir ayında tutabilirsin" diye fetva vermişti. Bu ve benzeri sebeplerden dolayı fakihlerden adeta nefret eden İbn Arabi şöyle bir hatırasını anlatıyor: "Fakihler hiç olmayacak yorumlar yaparak sultanların maksadına uygun fetvalar verir. Bunu şeri bir hükümmüş gibi gösterirler. Oysa buna kendileri de inanmaz. Bir gün Sultan Melik Zahir Gazi ile sohbet ederken hademeye gizli evrakı getirtip bana gösterdi ve "sen ülkemde haksızlık ve yolsuzluk olduğunu söylüyorsun. Vallahi bu hususta ben de senin gibi düşünüyorum, ama yapılan hiçbir zulüm ve haksızlık yoktur ki, fakihlerin verdiği fetvaya dayanmış olmasın. Bu fetvalar onların el yazılarıyla işte buradadır. Lanet olsun onlara!" dedi. Fütuhat 3/91
Sayfa 52 - 53·Kitabı okudu
Din