Bu kelime Arapça gaza kelimesinden türetilmiştir. İslam dini için, vatan ve mukaddesat uğruna canıyla, malıyla cihat etmeye, savaşmaya gaza denir. Bu hayırlı işte bulunan kimseye de gazi denir.
Halbuki biz, insanlar Kur'ân'ın manasını anlamasın demiyoruz. Biz diyoruz ki, insanların yanında diledikleri zaman başvuracakları ve kısa bir tefsir gibi mütâlaa edecekleri bir Kur'ân tercümesi bulunsun. Bir şartla ki, bu tercümeyi Kur'an olarak kabul etmesinler, onu namazlarda, mescitlerde, toplantılarda, evlerde Kur'an yerine okumasınlar.
Riyazet sırasında ruh kuvvet bulur. Anâsır aradan çıkar da ondan sonra tecelliyat başlar. Mide tehî tendürüst, kîse tehî dindürüst demişler. Mide boşsa ten rahat olur, kese boşsa azgınlık yapamaz, din rahat olur.
Görev yeri olan Berdesor'a giderken Mevlânâ Hâlid Hazretleri onu kalabalık bir müridan grubuyla uğurlamıştır. Veda anı geldiğinde Seyyid Taha Hazretleri atına binerken mürşidi Mevlânâ Hâlid Hazretlerinin atın üzengisini tuttuğunu görür ve edebinden geri çekilir. Mevlânâ Hâlid Hazretleri ise ona şöyle hitap eder:
- Evet, bir zamanlar nefsinin terbiyesi için size dağdan taş taşıtıyordum. Fakat şimdi durum değişti. Ben Raaulullah'ın ehli beytine olan bağlılığım sebebiyle üzengini benden başkasına tutturmam. Siz de bundan kaçmayınız.
Bir hanımefendiye dedim ki, "tesettürün bütün inceliklerini anlattıktan sonra size, hâlâ ona yanaşmıyorsunuz. Rica ederim şu suâlime cevap verin: Eğer size bugün garp modası olarak İslam tesettürü gelseydi, tereddüt eder miydiniz baştan aşağı kapanmak hususunda?"