İçini açığa vurmak istiyordu,başka bir şey değil,dış dünyanın verebileceği her şeyden harikulade bulduğu içini açığa vurmak.
Ancak kendi içime dönersem bir dünya buluyorum.
Reklam
Ailelerimizin ve toplumumuzun kuralları biz kadınların kendimizi, diğerlerinin istek ve beklentilerinden farklı şekilde tanımlamamızı güçleştiriyor ve önceliği kendi yaşamlarımızın niteliğine ya da yönüne verdiğimizde, diğerlerinden gelen olumsuz tepkiler kendimizi huzursuz ve suçlu hissetmemize neden oluyor. Eğer öfkemizi, giriştiğimiz tüm önemli ilişkilerde kendimizi açıkça tanımlamak için kullanmaz –ve duygularımızla oldukları gibi başa çıkmazsak– bu sorumluluğu bizim yerimize üstlenecek başka birisi olmayacaktır.
Sayfa 91·Kitabı okuyor
"Benim gerçekten sevdiğim Insanlar azdır, beğendiklerim ise büsbütün az. Dünyayı görüp tanıdıkça hoşnutsuzluğum artıyor. İnsanların iç yüzünün nasıl hiç göründüğü gibi çıkmadığını; iyi ya da akıllı gibi görünenlere bile nasıl hiç güven olmadığını her gün daha açıkça anlıyorum."
Ankara'nın Çukurambar semti, o sabah her zamanki gibi erken uyanmıştı. Cam cepheli plazaların arasında sıkışmış kafeler, henüz kepenklerini yarı aralamış; trafik, mesai saatine yaklaşmanın gerginliğini taşıyordu. Sıradan bir salı sabahıydı. Ta ki siyah minibüsler sokağın başında durana kadar. Üzerlerinde herhangi bir logo yoktu. Işıkları yanmıyordu. Ama duruşları, aceleleri ve kapılar açılırken çıkan metalik ses, bu gelişin tesadüf olmadığını anlatıyordu.
Sayfa 105·Kitabı okudu
Alıntı
…acı gelip tekrar yerine yerleşiyor, ama acının anası sikilmiş, geç kalmış öfke, işleri bitmiş, sıkıntı çoktan galip gelmiş, pişmanlık kar eder mi?
Alıntı
Reklam
Reklam