Babalar da çocukları kadar yaşamalıydı. Tanrım, dünya ne kadar kötü düzenlenmiş!Oysa söylediklerine bakılırsa senin de bir oğlun var. Çocuklarımın yüzünden acı çekmemizi engellemeliydin.
Bir insan, bir baba, aniden çıkıp gelen ve boynuna sarılıp şunları söyleyen oğluna kızabilir mi: "İşte yine buradayım baba! Yolculuğumu senin istediğin kadar uzatamayıp yanda kestim diye kızma bana. Dünya her yerde aynı, iş ve güç karşılığında para ve sevinç elde ediyorsun; ama tüm bunlar benim için ne ifade ediyor? Sen neredeysen ben orada iyiyim, acı çekeceksem, haz duyacaksam senin gözlerinin önünde olmalı." - Ve sen, sevgili, göksel Baba'mız, kovar mıydın onu?
“Ben sevdiğim insanları kaybetmekten müthiş acı duyarım. Hatta hep şöyle tarif ederim; birini sevdiğim zaman -hani çocukken giydiğimiz şu cırt cırtlı ayakkabılar vardı ya- sanki o kişinin cırt cırtı gelip benim kalbime yapışıyor ve o kişi benden giderken de o cırt cırt sökülerek kalbimi lif lif koparıyor gibi hissediyorum.”