Goriot Baba

Honore de Balzac
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

7/10
·330 syf.·
2020 16. kitabı
Klasiklerden olan Goriot baba Balsac’ın en iyi romanlarından biri. Fransız brujuvasının kendilerine ilginç alışkanlıkları, sınıf farlılıkları, dönemin yaşam tarzı hakkında çok güzel bir gözlem şansı sunuyor. Goriot baba tüm önyargılara rağmen evlat sevgisi ve gerçek aşk için neler yapılabiliyor bize gösteriyor. Klasik olmayı sonuna kadar hakeden roman hızlı ilerliyor.
Edebiyat
Goriot BabaHonore de Balzac · Alfa Yayıncılık · 201818,6bin okunma
#tutsukokuluokuryorumluyor
9/10
·330 syf.··
2025 93. kitabı
Honoré de Balzac’ın Goriot Baba’sı, yalnızca bir baba ile kızlarının hikâyesi değil; 19. yüzyıl Paris’inin bütün çelişkilerini gözler önüne seren bir roman. Baba Goriot, kızlarını mutlu etmek için varını yoğunu feda eden, adeta kendi varlığını yok eden bir karakter. Fakat ne yazık ki kızlarının gözünde, fedakârlıkları karşılıksız kalıyor. Onu okurken insan, sevgisinin ne kadar büyük ve ne kadar acıklı olduğunu hissediyor. Balzac burada bir anlamda modern bir “Kral Lear” yaratıyor. Rastignac ise bambaşka bir yönüyle dikkat çekiyor. Paris’e taşradan gelen bu genç hukuk öğrencisi, bir yanda vicdanıyla, diğer yanda hırsıyla sınanıyor. Onun kararsızlığı, ahlaki çatışmaları bana göre romanın en güçlü taraflarından biri. Vautrin’i de unutmamak gerek: gizemli, kural tanımaz ve gerçekleri acımasızca söyleyen bir karakter. Onun varlığı, Paris’in ahlaksız ama işleyen düzenini çarpıcı şekilde gözler önüne seriyor. Romanda beni en çok etkileyen şey, Balzac’ın Paris’i bir karakter gibi işlemesi oldu. Pansiyonun kasvetiyle lüks salonların ışıltısı arasındaki tezat, romanın atmosferini güçlü kılıyor. Sonuç olarak Goriot Baba, bana aile bağlarının çıkar uğruna nasıl çözülebildiğini, fedakârlığın her zaman karşılık bulmadığını, hırsın insanı nasıl dönüştürdüğünü düşündürdü. Rastignac’ın finalde Paris’e meydan okuyan tavrı ise, sanki yeni bir dünyanın kapısını aralıyor. Gerçekçilik akımının en önemli eserlerinden biri olarak, okuru hem duygusal hem de düşünsel bir yolculuğa çıkarıyor. Okuma listenize mutlaka eklemeniz gereken bir klasik, tavsiyemdir. Tütsü Kokulu OkurTütsü Kokulu Okur Goriot BabaGoriot Baba Honore de BalzacHonore de Balzac
1000Kitap
Goriot BabaHonore de Balzac · Alfa Yayıncılık · 201818,6bin okunma
7/10
·330 syf.··
2020 23. kitabı
4 kez başlayıp yarım bıraktığım Vadideki Zambak kitabından sonra Balzac ile sil baştan bir adım attığım güzel kitap: Goriot Baba. İki kızına çok düşkün olan Goriot, kızlarını evlendirene dek bir dediğini iki etmemiş onları sevdiği için şımartmış bir babadır. Burjuva damatları zaman içerisinde kendisini evlerinde istemeyince, Goriot baba emekliliğini pansiyona yerleşerek geçirmeye başlamıştır. Kızlarıysa maddi anlamda zorda kalmadıkça babalarını hiç görmezler ama Goriot baba onlara asla toz kondurmaz & hala elinden gelenin fazlasını onlara vermeye çalışır. Derken Goriot baba, ölüm döşeğindedir & tek arzusu kızlarını görebilmektir. Aslında son 20 sayfa kitabın tamamının özeti niteliğinde duygusal bir yoğunlukta geçiyor. Ama Vadideki Zambak'ta başaramadığım ilerlemeyi bu kitapta da çok zorlanarak elde edebildim. Çünkü bu kitapla da ilgili en büyük handikap karakterlerin tanıtım kısmının çok uzun tutulması & betimlemelerin yoğun olması. İyi okumalar-.-
Goriot BabaHonore de Balzac · Alfa Yayıncılık · 201818,6bin okunma
Spoiler İçerir!
9/10
·330 syf.··
Beğendi
·
2020 34. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 08 Aralık 2020 20:21
Bir tarafta lüks ve vefasızlık,diğer tarafta yoksulluk ve fedakarlık. Birbirine bu kadar tezat iki kavramı ve yaşantıları harmanlayarak karakter analizleriyle beni etkileyen bir roman oldu.Bir babanın “Benim canım iki kızımdadır. Onlar eğleniyorsa, mutluysa, güzel giyinmişse, halılar üstünde yürüyorsa, ben şu ya da bu kumaşı giymişim, şurada ya da burada yatmışım, ne önemi var? Onların yeri sıcaksa, ben üşümem; onlar gülüyorlarsa benim canım sıkılmaz. Kederlerim yalnız onların kederleridir. “ sözleriyle kızlarına olan düşkünlüğü ve fedakarlığını gözler önüne seriyor.Ölüm döşeğindeyken kızlarını yanında bulamaması,cenazesinde bile hakettiği değeri görmemesi... O dönemin insanlarını ve toplum yapısını ele almış olsa bile bugün yükselme hırsının, paranın , gösterişin, vefasızlığın birebir şahit olduğumuz örneği.
Edebiyat
Goriot BabaHonore de Balzac · Alfa Yayıncılık · 201818,6bin okunma
7/10
·330 syf.··
2020 26. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2020 23:18
Balzac’ın en bilinen romanlarından olan Goriot Baba genel olarak iki duygu üzerine inşa edilmiştir. Birincisi Goriot Baba’nın babalık duygusu diğeri ise Eugene de Rastignac’ın Paris sosyetesinde
Edebiyat
Goriot BabaHonore de Balzac · Alfa Yayıncılık · 201818,6bin okunma
6/10
·330 syf.··
2021 9. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 05 Eylül 2021 21:06
Okuduğum en sinir bozucu karakterlerden biri oldu Goriot efendi. Vıcık vıcık bir iyilik kisvesine sığdırılmış abartılı bir vicdan azabı portresi. Kızlarına olan patolojik tavrının yüceltilmesi de ayrıca enteresandı. Kitabın akışı da bir çok klasiğe göre beklentinin çok altında kaldı, çoğu olay sadece olsun diye oldu sanki. Balzac’ın böyle aşırı yoğun çikolata yemiş hissi veren eserleri bana hiç tat vermiyor.
Edebiyat
Goriot BabaHonore de Balzac · Alfa Yayıncılık · 201818,6bin okunma
Goriot Baba
8/10
·330 syf.··
Beğendi
·
2020 40. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2020 15:50
Balzac bu kitabında insanıñ bir gerçeğini daha ortaya koymuş o nankördür insan insanın kıymeti bu günde dünde yarında hep öyle olacak parasıyla ölçülmüştür goriot baba gibi fedakar bir baba bile yalnız ölüyor .basit bir kitap gibi görünsede hayatın gerçeği bu
Goriot BabaHonore de Balzac · Alfa Yayıncılık · 201818,6bin okunma
8/10
·175 syf.··
2021 22. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 09 Şubat 2021 08:13
Çok şaşırarak okudum bu kitabı. Fransızların akıl almaz yaşamları, alışkanlıkları, bugünün mantığında hiçbir yere sığdıramadığım ahlak anlayışı her sayfada daha da çarpıcı bir hâl aldı. Bu kitabı lisedeyken okumuştum. Nasıl sıkıcı geldiğini hatırlıyorum. Her eser, içeriği oranıda birikim istiyor işte. Bir babanın iki kızına sevgisi, fedakarlıkları eşliğinde 1800'lerin Paris'ine gidiyor "Dinin bedava dua edecek kadar zengin olmadığı" bir dönemde yaşıyorsunuz. Okuyunuz ve bir kez daha beşer'in şaşkınlığının sadece günümüz için değil her dönem için değişmez kural olduğuna şahit olunuz.
Goriot BabaHonore de Balzac · Alfa Yayıncılık · 201818,6bin okunma
Birisi bizim için gerçekten değerliyse, bunu ondan suçmuş gibi gizlemeliyiz!
8/10
·288 syf.··
2023 32. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2023 01:00
Arthur SchopenhauerArthur Schopenhauer'ın bu sözüyle başlamak istedim incelememe. Zira eserin ana fikrini bir cümle ile anlatmak isteseydim daha iyi bir cümle kuramazdım diye düşünüyorum.
Edebiyat
Goriot BabaHonore de Balzac · İş Bankası Kültür Yayınları · 202118,6bin okunma
8/10
·304 syf.··
2025 200. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 07 Kasım 2025 19:10
Goriot Baba – Honoré de Balzac Goriot Baba benim için sadece bir baba-kız hikâyesi değil, sevginin nasıl sömürülebileceğini ve insanın kendi duygularıyla nasıl yavaş yavaş tükenebileceğini gösteren
Goriot BabaHonore de Balzac · Can Yayınları · 201718,6bin okunma

Yazar Hakkında

Honore de BalzacYazar · 132 kitap
Honoré de Balzac (asıl ismi Honore Balssa; 20 Mayıs 1799, Tours - 18 Ağustos 1850), Fransız yazar. Hayatı Asıl adı Honore Balssa'dır. Ancak ismini Balzac olarak değiştirmiş ve soyluluk ifade eden De’ öntakısını eklemiştir. Köy kökenli bir ailenin çocuğudur. Babası tüccardır. 6 yıl Vendome'da College des Oratoriens'te öğrenim gördü. Napolyon'un devrilmesinden sonra ailesi Paris'e taşındı. Burada 2 yıl daha okula gitti. 3 yıl bir avukatın yanında çalıştı. Ama küçük yaşlardan beri edebiyata gösterdiği eğilim ağır bastı. Trajedi türünü denediği 1819'da yazılmış "Cromwell" başarı kazanamayınca romana yöneldi. Para kazanmak için tarihsel, mizahi ve gotik romanlar yazdı. Bunları değişik adlarla yazdı. Basımcılık, yayıncılık, hatta dökümcülük yaptı. Başarılı olamayınca tekrar edebiyata döndü. Edebiyat hayatında çok başarılı eserler sundu. Birçok ülkede sayılan romanları ve kitapları çok büyük ilgi gördü ve tepkileri üstüne topladı. Edebiyatta başarılı olan Balzac hayatının sonuna kadar edebiyatla uğraştı. Edebiyat kariyeri 1829'da yazdığı "Les Chouans" isimli tarihi roman tanınmasını sağladı. Bu eser Türkçeye (Köylü İsyanı 1974 ve Şuanlar 1977 olarak) çevrildi. 1824-1834 arasında yayıncılarından aldığı parayla bohem bir yaşam sürdü. 1829-1831 arasında yergici gazetelere yazılar yazdı. 1830’lardan sonra bir toplum tarihi yazmak amacıyla, eski ve yeni romanlarını üç bölüm altında toplamaya karar verdi. Örf ve âdet incelemeleri, felsefi incelemeler ve çözümleyici incelemeler. Bu tasarı 1834-1837 arasında 12 cilt olarak gerçekleşti. 1840’ta bu yapıtların hepsine Dante'yi anımsatan bir başlık koydu: "İnsanlık Komedisi". 1842-1848 arasında 17 ciltlik bir baskı yapıldı. 1869-1876 arasında da 24 cilt olarak yayınlandı. Eserlerinde aynı kahramanlara tekrar tekrar yer verme düşüncesini geliştirdi. Bunu gerçekçiliğin baş romanı kabul edilen ve 1834'te yayınlanan "Goriot Baba"da uyguladı. 1836 ve 1837'de İtalya gezisine çıktı. 1828'de Versailles yakınlarında pahalı bir ev yaptırdı. Borç sorunu nedeniyle Passy'de bir eve yerleşti (Bugün Balzac müzesi). Para kazanmak için tiyatroda başarısız denemeler yaptı. Edebiyatçılar Derneği başkanı olarak yazar haklarıyla ilgili girişimlerde bulundu. 1847'de Polonya'da sevgilisi Eveline Hanska'nın şatosunda kaldı. 1850'de Eveline ile evlendi Paris'e döndüler. Birkaç ay sonra yaşamını yitirdi. Geride 85’i tamamlanmış, 50’si taslak halinde eser bıraktı. Romanda gerçekçilik ve doğalcılık akımlarının yaratıcısı olarak kabul edilir. Mantıksal bir sıra izleyen olayların her şeyi gören bir gözlemcinin ağzından anlatıldığı, kahramanların tutarlı bir biçimde sunulduğu, kuralları belli "klasik roman tekniğini" Balzac'ın kurduğu benimsenir. Olağanüstü bir gözlem yeteneği ve güçlü bir hafızası vardı. Kendisini başka insanların yerine koyup onların duygularını paylaşmayı biliyordu. Eserlerinde nedenselliği ve arka plan ile karakterler arasındaki ilişkiyi açıklamakta ustadır. Bütün bu özellikleriyle "romanın Shakespeare'i sayılır. 1789’la başlayan ve uzun bir süreç alan Fransız Devrimi sırasında gelişen toplumsal değişimi anlatan; çatışmaları, iyiyi kötüyü ortaya koyan, Cumhuriyetçiler ve Kraliyetçiler’in 1830’da ülkeyi bırakıp gitmek zorunda kalan X. Charles’e dek yaptıkları kanlı kansız tüm çekişmeyi özellikle göz önüne seren, bireylerin bu çatışmadaki ulu düşüncelerin altında aslında kendi çıkarlarını nice korumaya çalıştıklarını betimleyen; sevgi, güç gibi evrensel konuları tüm çıplaklığı ve eleştirel bir yaklaşımla inceleyen; günümüz okuruna sıkıcı gelebilecek ama öncelikle Fransa ve demokrasiyi algılayabilmekte yardımcı olması bakımından tüm dünya için önemli bir Roman yazardır. Fransız Devrimi’nin geçmişsel belgesidir kitapları. İnsalık Güldürüsü, yazarın 1830’da kendi yapıtlarını toplamaya başladığı bir üst yapıttır. Şu anda emin değiliz ama belkide 1830’da Kraliyetçiler’in yenilgisini perçimleyen sürgünden sonra devrimdeki ulu düşüncelerin bir yalan olduğunu düşünerek böyle bir yola gitti.