"Şimdi dağlar yitirilmiş bir cennet, bir acı özlemdi."
Sayfa 11·Kitabı okudu
Alıntı
Acı biraz yıpranmış eski bir gülün kuruduğu zamanki haliymiş.
Sayfa 357·Kitabı okuyor
Alıntı
Reklam
Ben bazen hüzne balıklama dalardım. Hüzünlenmeyi kendim isterdim. Onlara yakın olmanın tek yolu acı çekmekti sanki. Bu yüzden, yalnızlığımı biraz olsun giderebilmek için, aklım hüzün veren acı tatlı düşüncelere kaydı.
Sayfa 97
Dostoyevski'nin ölüm mahkümu deneyimleri, Nietzsche düşüncesinin kızgın serüvenleri, Hamlet'in ilençleri ya da Ibsen'in acı aristokrasisi içinde, çaresizin karşısında insan ayaklanışının izini bulur, onu aydınlatır, ona tüm büyüklüğünü verir.
Edebiyat
Bakışlarında sana acı çektirenler var. Yalan söyle, beni kandır, inandır. Söyle, dilersen yalan, dilersen şarkı at dünyanın yükünü üstümüzden
Sayfa 352·Kitabı okuyor
Alıntı
Ne zaman bir sızıyla gözlerimi bulutlara, ağaçların uç dallarına, rüzgarın ufukta çaldığı ıslığa çevirdiysem, yüzüme inen bir tokatla önümdeki duvarlar gösterildi. Alnımdaki derin eğri bu sakınmalardan kalmadır. Bu yüzden sesimin rengi acı, gözümün ışığında bulanık bir kırılma, parmaklarım böyle dolaşır birbirine...
Edebiyat
Reklam
Reklam