Yücel Önder - Türk; vergi veriyor, her şeyini veriyor, çocuk askere gidiyor, sakat dönüyor, şehit oluyor, Türk’ü Türk yönetmiyor, Türk’ü başkası yönetiyor, devlet Türk’ün, halk Türk ama Türk’ün geleceğine karar veren; Türk değil! Acı bir durum!
Seni kendimden tanıdım çocuk
Yüreği sürekli çiğnenen bir yol
Gövdesi acılardan acılara köprü
Biraz öfke, biraz umut, çokça onur
Olan kendimden.
Eğildim öptüm yıkık alnından
Uzaktın, kıyamadım sessizliğine
Biraz daha dedim içimden, biraz daha;
Gün olur, onuru güzel çocuk
Acı da yakışır insanın yüreğine.
Çocuklukta bir şey dilemenin ne kadar kolay olduğunu düşünüyordu. O zamanlar imkansız diye bir şey yoktu.
İnsan büyüyünce anlıyordu ki her şey dilenemezdi: Bazı şeyler yasaktı, günahtı ya da ahlaka sığmazdı.
Peki ama ahlak neydi? Samimiyetle sevdiği her şeyden vazgeçmek mi? Keşke hiç büyümeseydi.
"Gençlik sahip olunabilecek en kıymetli şeydir."
"Bana hiç de öyle gelmiyor Lord Henry."
"Şimdi öyle gelmez. Günün birinde buruş buruş olup çirkinleştiğinizde, derin düşünceler alnınızda çizgiler bırakıp arzularınızın yangınları dudaklarınızı mühürlediğinde anlayacaksınız, hem de acı acı anlayacaksınız."