sevilmeyi neden böyle zor kılıyorum
göğsümün ardında saklı hayaletlerle
asla karşılaşmamalıymış gibi
eskiden daha açıktım oysa
söz konusu sevgi olduğunda
-o denli hevesli olduğum zamanlarda karşılaşsaydık keşke
"Biliyor musun oradaki Lina olsaydı gitmesine asla izin vermezdim."
"Ben de böyle düşünüyordum," dediğimde şaşırdı. Uzun süre sonra ilk kez duygularım konusunda bu kadar açıktım. "Canımı alsalar Mira'yı bırakamam zannediyordum. Onu bırakmaktansa onun için ölürüm, diyordum. Hayat bu kadar garip işte, Egemen. Gün geliyor, uğruna ölümü göze aldığın insanın gidişini izliyorsun."
Sana durlanmış kelimeler getireceğim
pörsümüş bir dünyayı kahreden kelimeler
kelimeler, bazıları tüyden bazısı demir
seni çünkü dik tutacak bilirim
kabzenin, çekicin ve divitin
tutulduğu yerden parlayan şiir.
Zorlu bir kış geçirdim, seninki gibi neftî
acıktım, bitlendim, bir yerlerim sancıdı
sökmedi ama hoyrat kuralları faşizmin
çünkü kalbim aşktan çatlayıp yarılırdı.
Her sabah çarpışarak çekilirdi karanlık alnacımdan
acılar bile duymadım kof yürekler önünde
beynim her sabah devrimcinin beyniydi
ayaklarım donukladı gelgelelim
sağlığın yerinde mi?
Yaraların kabuğu kolayca kaldırılıyor
halkın doğurgan dünyasına dalmakla
onların güneşe çarpan sesini anlamayan
dört duvarın, tel örgünün, meşhur yasakların sahipleri
seyir bile edemezken içimizdeki şenliği
yılgı yanımıza yanaşamazken
bizi kıvıl kıvıl bekliyorken hayat
yıkılmak elinde mi?
Boşuna mı sokuldu bankalara
petrol borularına kundak
kurşun işçinin böğrünü boşuna mı örseledi
varsın zındanların uğultusu vursun kulaklarımıza