Düne, geçmişime, acısı da tatlısı da bana ait olan günlere kısa yolculuklar yaparım sık sık. Belki bazen pek de kısa olmuyordur yolculuklarım. Farkında olabildiğimden daha uzun süreli dalıyorumdur belki o eski, güzel günlere, kimbilir? Adaam sen de... Nasılsa artık benden bir şeyler bekleyen hiç kimse kalmadı dünyada. Benden bekleyebilecekleri tek şey, bir an önce bu dünyayı terk ederek varlığımın çok uzun zamandır yaratmakta olduğu gereksiz sıkıntıyı yok etmem olabilir ancak.
Suphi, şu beş on gün içinde dört yüz lira kadar harcamış, geliri de azalmıştı. Biraz düşünmeye başladı. Fakat ne yararı var? Adaam sen de! Ürani'nin gülüşleri bak ne kadar bol.
Adaam sen de, insanın doğacağı yeri nasıl seçemezse öleceği yeri de seçmemeli. Ölüm, nerede olsa, yaşamanın karşısına aynı kolaylıkla dikilen bir güçtür.