• Sonsuz kudret karşısında el bağlayıp boyun bükmeyi kendine zül sayan nefisler, şu toprağın altında nasıl bir izzet bulmuşlardı?
  • Şimdi, Tuna ile Deniz arasında olup da benim görmüş olduğum memleketleri dinleyeceksiniz.
    Evvela hepsine de Bulgaristan denilen üç memlekette bulundum. Birinci Bulgaristan’a, Macaristan’dan Demirkapı’ya geçilince varılır, başkenti Pudem (Vidin) ismini taşır, ikinci Bulgaristan, başkenti Ternau (Tırnova) olup, Eflâk’ın karşısındadır. Üçüncüsü, Tuna’nın denize döküldüğü yerdedir, başkenti Kallaterka’dır (Varna’nın Kuzeyinde eski Bulgar şehri Gallat). Yunanistan’da da bulundum. Başkent Adranapoli (Edirne ?) ellibin haneye sahiptir. Yunanistan’da Ege denizi kenarında büyük Selanik şehri vardır. Aziz Thimiter orada gömülüdür. Kutsal mezardan zeytinyağı (Öl) akar ve onun gömülü olduğu kilisenin ortasında, daima bu Azizin kutlandığı gün su ile dolan bir çeşme vardır. Halbuki yıl boyunca kurudur, suyu yoktur. Selanik’i ben bizzat gördüm. Yunanistan’ın başka büyük bir şehri Seres’dir (Serez). Tuna ile deniz arasındaki topraklar Türk kralına aittir. Kalipoli (Gelibolu) şehri ve kalesi, civarında denizden karşıya geçilir, ben oradan Büyük Türkiye’ye geçtim. İstanbul’a da aynı denizden gidilir. İstanbul’da üç ay süreyle oturdum, aynı şekilde Büyük-Türkiye’ye oradan da ulaşılır. Türkiye’nin başkenti Bursa’dır. Bursa, ikiyüzbin haneden oluşur ve sekiz tane, Hıristiyan, Müslüman veya Yahudi olduğuna bakılmaksızın fakirlerin kaldığı hastahanesi vardır. Aşağıda belirtilen büyük yerler dışında, şehre ait üçyüz hisar vardır. Bunlardan birincisinin adı Asia’dır (Efesus, Ayasuluğ). İncil’i yazan Havarilerden Johannes’in mezarı oradadır. Buna, Müslüman dilinde Edein (Aydın) denilen güzel memleket de dahildir. Buna köylerde "Hoches" (?) derler.
    Diğer bir şehir kendisine ait topraklarla birlikte İsmira (İzmir) adını taşır, Aziz Nikolaus orada piskoposluk yapmıştı. Magnasa (Manisa) şehri bereketli topraklara sahiptir. Aynı şekilde Donguslu (Denizli) ve kendisine ait topraklarla Serochon (Saruhan) da öyledir. Orada ağaçlar yılda iki kere meyve verir. Saraten ülkesindeki Adalia (Adala) şehrinde, aynı zamanda kesilip yenilen develerden başka hayvan yetiştirilmez. Kennan (Germiyan) bölgesinde bir dağın üstünde, yüksekte Kachei (Kütahya) şehri kurulmuştur.
    Siguri (Sultan Ogi-önü ?) bölgesindeki, Anguri’de (Engürü, Ankara) Aramî inancına bağlı, birçok Hıristiyan yaşamaktadır. Kiliselerinde gece gündüz, parlayan bir haç vardır. Orayı Müslümanlar da ziyaret ederler ve bu haç’a ışık saçan taş derler. Müslümanlar bir keresinde bu taşı kendi mabedlerine, tapınaklarına kaçırmak istemişler fakat Haç’ı tutan herkesin elleri çarpılmış. Wegureisari (?) ülkesinin başkenti aynı ismi taşır. Karaman’ın başkenti ise Karanda’dır. (Lârende, Karaman). Konia (Konya) şehri de bu memlekettedir. Orada Schemesdin (Şemseddin) isimli bir Velinin mezarı vardır. Bu Müslüman bir din adamı idi fakat gizlice kendini vaftiz ettirmişti. Ölümünde bir Ermeni papazı ona bir elma içinde şaraplı ekmek sunmuştu. Bu veli, büyük mucizeler göstermişti. Kassaria (Kayseri) bölgesinin aynı adı taşıyan başkentinde, Aziz Basilius piskopos idi. Ben vaktiyle bir krallık olan Sebast’ta (Sivas) da bulundum. Karadeniz sahilinde Zegnitsch (Canik) bölgesinde Samsun şehri bulunur. Yukarıda adı geçen bütün memleketler, bölgeler ve şehirler Türkiye’ye aittir. Karadeniz bölgelerinden Zepun (Nasun ?) da böyledir. Orada ahali sadece darı eker ve bundan ekmek yaparlar. Tarbesanda (Trabzon) Krallığı küçük, kapalı bir memlekettir ve çok fazla şarap çıkarır. Trabzon Rumcada Kureson (Giresun) denilen şehirden, uzakta değildir ve o da Karadeniz kıyısındadır.