"Ağlıyorsunuz ama yine de gidiyorsunuz! Gözyaşlarınızın üzerine damlamış olduğu mektubunuz, daha biraz önce ulaştı elime!
Demek ki istemeden gidiyorsunuz. Rızanız olmadan kaçırılıyorsunuz demek ki, benim için üzülüyorsunuz demek ki.
Demek ki... Beni seviyorsunuz!"
( Ah, bir tanem, canım benim, canımın içi! )
"Kitabımı, işleme yaptığım kasnağı ve yarım bıraktığım mektubu size bırakıyorum. O mektuba yazdım birkaç cümleyi okudukça, benden duymak istediğiniz veya beklediğiniz her şeyi yazmışım gibi hayal edebilirsiniz. Ama artık asla size mektup gönderemeyeceğim. Sizi çok seven, zavallı küçük Varvara' nızı ara sıra hatırlayın!"
"...sanki inme geçirmiş gibi bir anda ölüp gitmiş. Bu olay beni öyle sarstı ki hâlâ kendime gelemedim. İnsanın böyle birden ölüp gideceğine hiç inanmazdım. *İnsan durduk yere ölüveriyor!"