İlknur Demir, Pencere...Köprü...Ve Ötesi'ni inceledi.
15 May 16:33 · Kitabı okudu · 2 günde · Puan vermedi

Kitaplığımı karıştırırken, arada sıkışıp kalmış İlhan İrem’ in Pencere, Köprü ve ötesi adlı kitabının ilk baskısını görünce kelimenin tam anlamıyla ‘’Çocuklar gibi şen’’ oldum. Ehh tekrar okumadan olmazdı. Çünkü 1980’ li yılların ortalarında üniversite öğrencisi olacaksın da İlhan İrem’ in şarkılarını dinlemeyeceksin. Sevmeyebilirsiniz; ama,
Sazlıklardan havalanan, bir ördek gibi sesin
Ürkek şaşkın kararsız, duyuyorum
Ve sen bir gökkuşağı kadar, güzelsin
Rengarenk ve az sonra gidecek, görüyorum...
Ve ben yağmurlar altında bir yolcu,
Islak yorgun tutkulu, yürüyorum...
Sensiz, ben yolumu bulamam....sözlerinden oluşan ''Ayrılık Akşamı'' şarkısını duymamanız mümkünmü? Bu şarkının sözlerine dudak bükenler olduğu gibi İlhan İrem' in bu şarkıda ki ''betimleme'' yeteneğini kavrayanların sayısı da hiç az değildir.

İlhan İrem şarkıcı, söz yazarı ve besteci kimliğinin yanın da söylemleriyle farklı bir yer de olan bir filozof belki de..… O dönemin belki de bu ülkenin değişmeyen ya da değişemeyen ‘’ya benimsin ya toprağın’’ anlayışından çok uzak bir ‘’sevgi’’ yi anlatıyor bizlere. Bir kişiyi seven, onun dışında tüm dünyaya kayıtsız kalmamalı bu durum sevginin yüceliği değildir. Akıllıca sevmek varken delice sevmek neden diye soran İlhan İrem çağın düşünce yapısının dışında kalan bu nedenle de dönem dönem içine kapanan bir sanatçı.
Bu kitapta onun hayat yolculuğunun hikayesi aslında. Pencere…. Köprü …. Ve ötesi 1983 ve 1986 yılları arasında İlhan İrem’ in piyasaya sürdüğü ve ülkenin müziğinde çıtayı çok yükseklere çıkardığı bir dönemi bence. Senfonik pop müziğinin öncüsü. (Tabi burada müzik konusunda ki bilgimin iyi bir dinleyici olmaktan öteye gitmediğini de belirtmem gerek. ) Serinin son albümü. Ve ötesi...
https://www.youtube.com/...42TJYjt4&t=2156s

İşte bu üç albümün oluşum sürecinde İlhan İrem’ in iç dünyasını anlattığı aynı ismi taşıyan kitabı Pencere....Köprü.... Ve ötesi....1980 li yıllarda üniversite öğrencisi olan ben yaştakilere yakıştırılan ‘’kayıp nesil’’ yakıştırmasının, aslında o dönem gençliğine yapılan büyük bir haksızlık olduğunun da kanıtı :) :)
Kitabın ilk bölümünde İlhan İrem bu üç albümünde ki felsefeyi yer yer düzyazı şeklinde, ama çoğunlukla hayat yolculuğunu neden, nasıl sorularıyla harmanladığı şiirlerle anlatmakta okuyucuya. Bu anlatım kitabın bir bölümünde de Nuri Kurtcebe’ nin harika çizimleriyle çizgi roman tadında çıkıyor karşımıza.
Kitabın ikinci bölümün de İzzet Eti, Burak Eldem ve Adnan Özer’ in gözünden İlhan İrem anlatılıyor. İlhan İrem’ in kişiliğini, kaç kere yenildiğini ve kaç kere ayağa kalktığını sevgiye ve sevgiliye bakışını öğreniyoruz. İnsan olmanın İlhan’ ca felsefesini ve ölümlü olmanın sadece nefes almak olmadığını.
‘’Hit’’ olan şarkılar yaratan bir İlhan İrem’ den ‘’Metafiziğe’’ yönelen İlhan İrem’ e geçişin yolculuğu cümlesi ile kitabın özetini yapabiliriz aslında.
1975 yılında Çıkardığı ‘’Kuklacı amca’’ şarkısı; gezegeni kirletenlere karşı bireysel olarak karşı çıkabilmenin özlemini anlatıyor mesela. Anlatıyor ama o yılların modası! gereği albüm hemen toplatılıyor tabi. Dinlemek isterseniz buyrun …https://www.dailymotion.com/video/xcgobq

2009 yılında çıkardığı albümden bir parça olan’’ Benim adım İnsan’’ ı dinleyince İlhan İrem’ in felsefesini daha iyi anlıyorsunuz. Çocuklara yönelik bir albüm bu aslında. Bir çok isim var şarkı da . Kimler mi var. Buyrun ....
https://www.youtube.com/watch?v=iGpyKs6Oz4Q

Sevgiyi, Mutluluğu, paylaşmayı öğretecek İlhan İrem’ lere bu dünyanın çok ihtiyacı var. Hele bu çağda... İlhan İrem’ in devam eden yaşam yolculuğu nerelere varacak ben de merak ediyorum….
Yıllar öncesinden okuduğum altını çizdiğim kitabı bugün ki aklımla tekrar okuyunca, gözümden kaçan , o yaşlarda yüreğime dokunmayan ama bugün beni çok etkileyen yeni satırlarım oldu altını çizdiğim. Eskiden okuduğumuz kitapları karıştırmalı ara ara, nereden gelip nereye gittiğimizi görmek için. Benim için sadece bir kitap değil di, 20’ li yaşlarımdı tekrar okuduğum. Olanlar olmuş şarkısında ki gibi ;
Giderken bıraktığım
Asmalar üzüm olmuş.
Yerlerde bütün kollar
Bütün bağlar bozulmuş.

Ben mi yaşlandım yoksa
Dünya mı alt üst olmuş?
Ben gideli buralara
Olanlar olmuş, olanlar olmuş.

Ben mi gülmüyorum Tanrı'm?
İnsanlar mı somurtmuş?
Görmeyeli buralara
Olanlar olmuş,olanlar olmuş....

Yılmaz yılmaz, bir alıntı ekledi.
02 Nis 02:11

Penaltı Golü
"Düzenli maçlar yapıyorduk artık.
Kemal (Özer), Adnan (Özyalçıner), ben en has 'müdavim' lerdik. 
Adnan kalede oynuyordu. Kemal savunmanın belkemiğiydi.
Memet Fuat, sırtında ceketi, orta alanda takımı yönetiyor, 
ayağına gelen topları milimetrik paslarla dağıtıyordu. 
Ben ise "gole giden bir panter" olarak koşturup duruyordum. 
Her keresinde 8-10 kişi oluyorduk mutlaka. 
Arada bir Demir Özlü, Ferit Öngören, Feridun Metin Aksın, 
Cemal Süreya, Edip Cansever de katılıyordu bize. 
Bir keresinde Asım Bezirci bile gelmişti."

İşte o kafiyeli maç günlerinin birinde
Cemal Süreya Memet Fuat'a bir teklifte bulunur. 
"Fuat, geç kaleye, üç penaltı atacağım. 
Üçü de gol olursa bizim bir arkadaşın şiir kitabını ücretsiz basacaksın."
Memet Fuat bu hoş meydan okumayı kabul edip 
kaleye geçer ve başlar penaltılar.
Cemal Süreya bu, Türk Şiiri'nin en incecisi, üç vuruşta da topu yollar ağlara şiirlerindeki gibi. Ama kaleci Fuat sözünü unutur.
1 yıl sonra Cemal Süreya'nın o arkadaşı başka bir yayınevinden yayınlatır kitabını.
Hesapta olmayan 4. penaltı gölü o kitabın kapağındaki 5 kelimeyle gelir;
Ahmed Arif - Hasretinden Prangalar Eskittim...

Yaşamak Hatırlamaktır, Ülkü TamerYaşamak Hatırlamaktır, Ülkü Tamer

Târihçi-Yazar Kadir Mısıroğlu'nun önerdiği, gençlerin ilim ve irfân dünyâsına katkıda bulunacak olan o 100 kitap:


Hak Dini, Kur'ân Dili – Elmalılı Hamdi Yazır

Riyazüssâlihin (Hadis)

Risâle-i Nûr Külliyatı – Said Nursî

Muvazzah İlm-i Kelâm – Ö. N. Bilmen

Asr-ı Saâdet – Mevlânâ Şiblî

Hayâttü's-Sahâbe – M. Yusuf Kandehlevî

Nimetü'l-İslâm – Hacı Zihni Efendi

İhyâu Ulûmi'd-din – İmâm Gazali

Târihten Günümüze Tahrif Hareketleri – Kadir Mısıroğlu

Maddiyyun Mezhebinin İzmihlâli – İ. Fenni Ertuğrul (Latin harfleriyle basımı: Materyalizmin İflâsı ve İslâm, I-II)

Hakikat Nurları – İ. Fennî Ertuğrul

Lügatçe-i Felsefe – İ. Fenni Ertuğrul, (İslâm Harfleriyle)

Mesnevi Şerhi – Tâhirü'l Mevlevi

Kısas-ı Enbiya – Ahmed Cevded Paşa

Hacı Murad – Tolstoy

Yirminci Asrın Cahiliyeti – Muhammed Kutub

Kur'ân Hiç Tükenmeyen Mucize – Heyet

Bin Uydurma Kelimeyi Boykot – Kadir Mısıroğlu

Hayat Felsefesi Yahut Yaşamak Sanatı – Kadir Mısıroğlu

Lozan, Zafer mi, Hezimet mi?! – Kadir Mısıroğlu

Bir Mazlum Padişah: Sultan Abdülaziz Han – Kadir Mısıroğlu

Bir Mazlum Padişah: Sultan II. Abdülhamid Han – Kadir Mısıroğlu

Bir Mazlum Padişah: Sultan Vahideddin Han – Kadir Mısıroğlu

Geçmişi ve Geleceği İle Hilâfet – Kadir Mısıroğlu

Sarıklı Mücâhidler – Kadir Mısıroğlu

Deccal Tabakta – Kemal Özer

İzhâru'l-Hak – Rahmetullahi Hindi

İslâmiyet ve Milletler Hukuku – Prof. A. Refik Turnagil

Muhtasar İslam Târihi – Kadir Mısıroğlu

Dinde Reformistler – Ali Eren

Osmanlı Târihi – İ. Hakkı Uzunçarşılı (Tanzimat'a kadar olan kısım)

İslâm Meydan Okuyor – Vahidüddin Han

Yahya Kemal Beyatlı'nm şiir ve nesir bütün külliyâtı

Türkiye'de Ruhçu ve Maddeci Görüşün Mücâdelesi – S. Hayri Bolay

Siyonizm ve Türkiye – Yaşar Kutluay

Yahudi – Lui Marşelko

Türk Cihan Hâkimiyeti Mefkûresi Târihi – Prof. Dr. Osman Turan

Osmanlı Hukuku – Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci

Yazı Güzeli – Bedreddin Yazır

İslâm Harflerinin Müdafaası – Osman Şerifoğlu

A'mâk-ı Hayal – Filibeli Ahmed Hilmi

Abide Şahsiyetleri ve Müesseseleriyle Osmanlı – Osman Nûri Topbaş

Hüdâyî'nin Ziyafet Sofrasından – Osman Nûri Topbaş

İmandan İhsana Tasavvuf – Osman Nûri Topbaş

İslâm Yazısına Dâir – Ciineyd Emiroğlu

Tarihî Maddeciliğe Reddiye – H. Ziya Ülken

İlim, Ahlâk, Îman – Mustafa Balaban

Garb'm Üzerine Doğan İslâm Güneşi – Sigrid Hunke

İdeolocya Örgüsü – N. Fâzıl Kısakürek

İslâm Prensipleri – A. Kemâl Belviranh

Tanınmayan Büyük Çağ – Fuad Sezgin

Zulmetten Nura – Şemseddin Günaltay (İslâm harfleriyle)

Boğaziçi Mehtapları – Abdülhak Şinasi Hisar

Batılılaşma İhaneti – Mehmed Doğan

Bir Türk Vatana Döndü – Nejat Muallimoğlu

Sağlık Sırlan – Dr. Senâi Demirci

İslâm ve Bilim – Prof. Dr. Seyyid Hüseyin Nasr

Allah Dostu Der Ki – Dr. Münir Derman

Hz. Ömer ve Nebevi Sünnet – Dr. Ebubekir Sifil

Ehl-i Sünnet'in Müdafaası – Ebû Hamid bin Merzuk

Osmanlıca-Türkçe Sözlük – Mustafa Nihad Özön

Ebû Hanîfe – Muhammed Ebû Zehra

Görüp İşittiklerim – Ali Fuad Türkgeldi

Kelâm İlmi (Giriş) – Prof. Dr. Bekir Topaloğlu

Cumhuriyetin Târihi – Ahmed Cemil Ertunç (Celâlettin Vatandaş)

Türkçe'nin Müdafaası – Kırk Münevver

Medenî Hukuk Cephesinden Ahmed Cevdet Paşa – Ebululâ Mardin

Mektubât-ı Rabbânî – İmam Rabbani

Dinlerarası Diyalog Tuzağı – Mehmet Oruç

Hikemiyat – Dr. Ebubekir Sifil

Dağıstan Arslanı Şeyh Şâmil – Tank Mümtaz Göztepe

Tevrat, İnciller, Kur'ân-ı Kerîm ve Bilim – Maurice Bucaille

İslâm Hukukumda Değişmenin Sınırlan – Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci

İslâm Mezhepleri Tarihi – Dr. Haşan Gümüşoğlu

Dört İncil. Farklılıkları ve Çelişkileri – Prof. Dr. Şaban Kuzgun

Osmanlıca İmlâ Rehberi – Osman Şerifoğlu

İlmî Gerçekler – Dr. Halûk Nurbaki

İslâm Ahlâkının Esasları – Babanzâde Ahmed Naim

Rasûlullah'm İslâm'a Dâvet Metodu – Ahmed Önkal

Papalık – Bekir Zakir Çoban

ZübdetüT-Buhârî – Ömer Ziyâeddin Dağistânî

Kadirbeyoğlu Zeki Bey'in Hâtıraları

Yengeç – Dr. Salzmann

İlimler ve Yorumlar– Hekimoğlu İsmail

Peygamber Efendimizden Hayat Ölçüleri – Murad Kaya

İslâm'ın Vaadettikleri– Roger Garaudy

Bostan – Şeyh Sadî Şirâzî

Gülistan – Şeyh Sadî Şirâzî

İslâm İnançları – Dr. Ali Arslan

Kimyâ-yı Saâdet – İmam-ı Gazâlî

Telfik-i Mezâhibe Reddiyye – M. Esad Dilâveroğlu

Anglikan Kilisesine Cevap – Şeyh Abdülaziz Çâviş

Maturidiyye Akaidi – Nureddin es-Sabûnî

Osmanlı Türklerinde İlim – Dr. Adnan Adıvar

İlim ve Din – Dr. Adnan Adıvar

İlmiyye Sınıfı -İ. Hakkı Uzunçarşılı

Osmanlı Târihi – Kadir Mısıroğlu

İslâm Fıtrî Tabiî Umûmî Bir Dindir – A. Hamdi Akseki

Şifâ-i Şerif – Kadı lyâz

Üsve-i Hasene (1-2) – Ömer Çelik, Murad Kaya, Mustafa Öztürk

Herkes gibiyim ben de,
her kahverengi gözlü gibi.
İşte bu dem, burada, akşama doğru,
akşama doğruyum ben.



Adnan Özer

Rigor Mortis, bir alıntı ekledi.
13 Ağu 2017

Penaltı Golü
"Düzenli maçlar yapıyorduk artık.
Kemal (Özer), Adnan (Özyalçıner), ben en has 'müdavim' lerdik.
Adnan kalede oynuyordu. Kemal savunmanın belkemiğiydi.
Memet Fuat, sırtında ceketi, orta alanda takımı yönetiyor,
ayağına gelen topları milimetrik paslarla dağıtıyordu.
Ben ise "gole giden bir panter" olarak koşturup duruyordum.
Her keresinde 8-10 kişi oluyorduk mutlaka.
Arada bir Demir Özlü, Ferit Öngören, Feridun Metin Aksın,
Cemal Süreya, Edip Cansever de katılıyordu bize.
Bir keresinde Asım Bezirci bile gelmişti."

İşte o kafiyeli maç günlerinin birinde
Cemal Süreya Memet Fuat'a bir teklifte bulunur.
"Fuat, geç kaleye, üç penaltı atacağım.
Üçü de gol olursa bizim bir arkadaşın şiir kitabını ücretsiz basacaksın."
Memet Fuat bu hoş meydan okumayı kabul edip
kaleye geçer ve başlar penaltılar.
Cemal Süreya bu, Türk Şiiri'nin en incecisi, üç vuruşta da topu yollar ağlara şiirlerindeki gibi. Ama kaleci Fuat sözünü unutur.
1 yıl sonra Cemal Süreya'nın o arkadaşı başka bir yayınevinden yayınlatır kitabını.
Hesapta olmayan 4. penaltı gölü o kitabın kapağındaki 5 kelimeyle gelir;
Ahmed Arif - Hasretinden Prangalar Eskittim...

Yaşamak Hatırlamaktır, Ülkü TamerYaşamak Hatırlamaktır, Ülkü Tamer