Ağûş-ı Nebî'de büyüyen Ali, meydân-ı harbde en kavî müşriki altına alıp kellesini vücûdünden ayıracağı esnâda müşrikin en son müdafaası olan tükürüğü yüzüne gelince: «Kalk ayağa!» deyip düşmânına aman vermişdi. Düşman: «Benim başımı koparmak fırsatını neye bırakdın? Hangi şey mâni oldu?» diye sorduğu zaman, Hazret-i Ali: «Biz kılıncı Allah nâmına vururuz. Bu işe nefsim de karışdı, yarısı kendi hesabıma, yarısı Allah hesâbına kılınc vurmam» diye cevab vermişti.
Sayfa 407 - Yaylacık Matbaası 1984 Baskısı·Kitabı okuyor
ags +90 da buna dahil midirr
Bir şeyi gerçekten istediğin zaman, arzunun gerçekleşmesini sağlamak için bütün evren işbirliği yapar.
Alıntı
Reklam
ahiliğe giriş sınavı (ags)
De bakalım, Ahiliğin açığı kaçtır? — Dörttür. — Say gelsin! — Eli, yüzü, gönlü, sofrası... — Kapalısı kaçtır? — Üçtür. — Say gelsin! — Gözü, beli, dili... — Gözü kapalılıktan murat nedir? — Kimsenin suçunu, ayıbını görmemektir.
Âgûş-i vuslatımda mehlika lerzân iken Câvidanî bir hayatı sığdırırken âna Bîhûş nigerân olurken kar gibi gerdâna Havl-i ulviyette ruhum vâlih ü hayran iken Yalnız sensin , sen ! Vuslat Kucağımda bir ay yüzlü titrerken Ebedi bir hayata sığdırırken bir âna Kendimden geçmiş, bakarken kar gibi gerdana Yüceliğin etrafında ruhum şaşkın, hayranken Yalnız Sensin, sen!
Şiir
Geçen sene AGS'yi kazanırken ben
ATA: Mektepten... Bilseniz size ne müjdeler getirdim. Bizi bir­ kaç ay sonra birbirimizden belki ayırırlar diyordunuz bakalım. Ayıracaklar mı? Efendiciğim, ben de adam olu­yorum. Dünkü imtihanda birinci çıktım. Hocalarımın hepsi "Ata Türkistan'da birinci hekim olacak" diyorlar. Bu sene huzur imtihanına¹ ben gideceğim. Nazır beye­fendi vaat etti. Derslerim bittiği gibi saray hekimliğine alacak. Bakınız bugün tatil değilken "Eve müjde götüre­ceğim" dedim de izin verdiler. Mektepte talebeden birine bu kadar riayet ettiklerini işittiniz mi? ŞEFİKA: (İcbar-ı nefs² ile) Geçen sene bu kadar ileride değildin. ATA: Geçen sene sana muhabbetim bu kadar ileride miydi? Bizim gibi tahsille uğraşanlara bilmezsin ki muhabbet ne haller veriyor. Ne uyku var, ne keder var, ne dünyanın hiçbir halini düşünmek var. Bir sen, bir ders. Ya zihne gelen parlaklık! Hayalin adeta bir güneş oluyor. Gönlümün, fikrimin her noktasını nur içinde bırakıyor. Ayrılalı üç gün oldu mu? Belki üç saat uyku uyumadım. Vücuduma bir yorgunluk geldi mi? İşte emanetin bura­da... Ta kalbimin üstünde... Bir kere yüzüme gözüme sürüyorum, olmazsa biraz da kokluyorum. Her tarafım yeniden can buluyor, derslerime öyle çalışıyorum, senin için çalışıyorum. ŞEFİKA: (Kendi kendine) Of... Taş yaratılmak insan olmaktan bin kat hayırlı imiş!
Sayfa 26 - İş Bankası, ¹Padişah huzurunda verilen imtihan. ²Kendini zorlayarak.·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam
Reklam