"Allah'a ısmarladık meleğim!" dedim, "Allah'a ısmarladık benim sevgilim, benim emelim! Başımdan ne geçerse geçsin, inan ki son düşüncem, son niyazım sana ait olacaktır!"
Ah, bu eşek anırışları! Dünyada bundan yanık, bundan elemli bir ses daha bilir misiniz? Sustukları vakit de, tavırları, bu feryatlardan daha az hazin değildir.
"Hadi ama, Bay, ne demek istediğimi anladın." Sesi hafif çatlak bir şekilde, "Sana bakıp Tanrım, çok güzel, diye düşünmüş, ardından, Ah, kabretsin, bu uçaktaki ruh hastası ama saçları normalleşmiş, demiştim," dedi.
Ne demek istediğini anlamıştım. Onu gördüğümde ben de öyle hissetmiştim. "Yaaa... teşekkür ederim, Charlie."