Mutluluk, o anda yaşanılan her şeyi hissedebilmektir. Mutsuz insan kederine karamsarlık, sevincine kaygı katar, gerçeğini doyasıya yaşayamaz. Çünkü kendine karşıdır.
Bir kitaba koyulabilecek iddialı bir isim: “İyi aile yoktur.” Okuyunca, kitabın ismine hak veriyorsunuz. Sadece ebeveynlerin değil, herkesin okuması gereken bir kitap. Bir çocuğa en büyük yaraları en yakınındakiler açsa bile hepimiz bir şekilde çocuklarla muhatap oluyoruz ve minicik bir davranışımız o çocuklarda büyük etkiler yaratabiliyor. Bundan da önce kendi çocukluğumuzu ve travmalarımızı irdelemek adına da oldukça doyurucu bir kitap. Kitabın büyük çoğunluğunda Alice Miller’in alıntılarına yer verilmiş ve son bölümlerde tekrarlara düşülmüş ama bu durum beni hiç rahatsız etmedi çünkü edebi kaygılar gütmeden kitaptan almak istediğim bilgiler beni ziyadesiyle tatmin etti.
Kitabı okumaya başladıktan birkaç gün sonra anne olan bir iki arkadaşımla kitabı paylaşıp, okumaları için öneride bulundum. Aradan iki hafta geçti ve okumaya başlayıp başlamadıklarını sorduğumda aldığım yanıtlar beni üzdü. Hepsinin yapacak bir işi, gezilecek yerleri, çocukları ve farklı farklı meşguliyetleri ve yoğunlukları vardı ama çocukları ile ilişkilerine faydalı olabilecek bir kitabı okumaya vakitleri yoktu. Onları asla yargılamıyorum ama anne ve baba olmanın bu kadar hafife alınmasına da üzülüyorum. Bir çok ebeveyn çocukları kendisi için yapıyor. Kendi içgüdülerini tatmin etmek, yalnız kalmamak ve hatta ne yazık ki yıkılmaya yüz tutmuş bir aileyi kurtarmak için bile çocuk isteyen insanlar çok fazla. Benden yaşça büyük çevremden kiminle konuşsam iki dakika geçmeden söylenen şeyler üç aşağı beş yukarı aynı: “Evlen, çocuğun olsun, yaşlandığında yanında kim olacak?” Sadece yalnız kalmamak için dünyaya getirilen bir çocuk, bencillik değil de nedir? “(...) İlginç bir tezat vardır ki "Çocuksuz olmaz!" diye ısrar eden bu insanlar çocuğun ruhundan en az anlayanlardır, bir çocuk doğduğu zaman ona en
"Klas duruş, her şeyden önce mala mülke itibar etmemektir. Vicdanlı olmaktır. İlkeli olmaktır. Yazdıklarınızla yaşama biçiminiz arasında çelişki olmamasıdır. Her koşulda, doğru bildiğiniz şeyin arkasında durmaktır."
| Nuri Pakdil
Bir kimse arıyorsa gözü aradığı şeyden başkasını görmez çokluk, bir türlü bulmayı beceremez,dışarıdan hiçbir şeyi alıp kendi içine aktaramaz ,çünkü bu amacın büyüsüne kapılmıştır.
Aramak, bir amacı olmak demektir. Bulmaksa özgür olmak, dışa açık bulunmak,hiçbir amacı olmamak.