-Niçin seversin Güntülü?
Güntülü, hocasına hayretle bakarak birkaç defa gözlerini kırptı ve aynı esrarlı sesle cevap verdi: -Sevginin niçini olmaz ki efendim... Düşünsem belki makul bir sebep bulabilirim. Fakat bu hakiki sebep olmaz. Çünkü biz önce severiz. Sonra sevdiğimiz şeyin güzel taraflarını bulmaya çalışınız. Bu da hodbinliğimizden doğar efendim.
Milliyetçiliği bir soy üstünlüğü ve bu üstünlük için dünyayı cehenneme çevirmek diye bilmek ucuz bir cahilliktir. Bu cahilliği 1940'lardan beri komünistler besliyor, büyütüyor. Çünkü kömünizmin yaşayabilmesi, bir ırkın üstünlüğü ve egemenliği için dünyayı cehenneme çevirebilmesi için milliyetçiliğin yok edilmesi gerekir. İnsanlar milliyetçilikten kopmalı, umacı gibi görmeli, nefret etmeliler ki komünizm ahtapotunun kollarına can bulmak için atılabilsinler. Yoksa komünizm ucuz cahilleri ve milletin kanını eme eme adlanmış pahalı münevverleri olmayan bir ülkede kolay kolay yer bulamaz. Çünkü milliyetçilik, soy üstünlüğü ve bu üstünlük uğruna dünyayı cehenneme çevirmek değil, aksine soyun varlığını koruma düzenidir, dilerseniz milliyetçilik soyun tabiî içgüdüsüdür de diyebilirsiniz. Varlığını korumak isteyen emperyalist olamaz.
Hakikaten de aşk harikulade bir şey. Zümrütlerden daha değerli, güzel opallerden daha bulunmaz; inciler, kırmızı taşlar satın alamaz onu, pazarda da satılmaz. Tacirlerden alınmaz, değeri altınla ölçülmez.