cahiliye toplumunda "hamd" ibadetine dair var olan problem; tüm şirk toplumlarında görülen akidevi bir hastalıktır. Bazı varlıkları Allah'ı sever gibi sevmek, onları Allah'ı över gibi övmek, Allah'ı tazim eder gibi tazim etmektir: Tum bu gerçekleri bilmelerine rağmen insanlardan öylesi vardır kı: Allah'ın dışında birtakım varlıkları Allah'a denkler/ortaklar edinir de onları Allah'ı sever gibi severler.
Sayfa 13·Kitabı okudu
Alıntı
ÂKİDEVÎ PROBLEM!..
Fazlurrahman, oryantalist ve tarihselci ezberini, bütün hakikatlere tercih ederek, sanki Allah Teâlâ Hazretleri'ne "Sen bilirsin fakat ben de bilirim" demektedir. Halbuki Allah Teâlâ "Allah bilir siz bilmezsiniz." buyurmaktadır. Böyle bir bakış açısının ciddi bir âkidevî probleme sebep olacağı, sıradan bir Müslümana bile âşikârdır...
Sayfa 108 - 109 Ömrünü Yanlışa Adayan Adam: Fazlurrahman, -Etkin Tarih Tasavvuru-, Hüküm Kitap.
Modernite ve Din
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
İnsan kendi diliyle kendini zehirlemektedir.
Cahiliye toplumunda "hamd" ibadetine dair var olan problem;tüm şirk toplumlarında görülen akidevi bir hastalıktır. Bazı varlıkları Allah'ı (cc) sever gibi sevmek, onları Allah'ı över gibi övmek, Allah'ı tazim eder gibi tazim etmektir. Kalp bazı varlıkların sevgisiyle dolunca, dil onların övgüsüyle ıslanmaktadır. Öyle ki; insan kendi diliyle kendini zehirlemektedir. Övdükçe sevmekte, sevdikçe daha fazla övmektedir. Bir noktadan sonra dilin övgüsüne kalbin tazimi, hudu'u, huşusu ve teslimiyeti eklenmektedir. Bu da övgünün hamde dönüsmesi, yani kulluk duygusuyla yapılmasıdır. Ölçüsüz övgünün nasıl kulluğa dönüştüğünün en çarpıcı şahidi, isa'ya (as) yapılandır. Hristiyanlar onu övgüde sınırı aşınca, onu rabbleştirdiler. Kendi dilleriyle düzdükleri övgüler onları zehirledi. Öyle ölçüsüz övgüler düzdüler ki nihayetinde, "Böyle biri insan olamaz!" sonucuna ulaştılar. Allah Resûlü'nün (sav), ümmetini Hristiyan sapıklığına karşı uyarırken bu noktaya dikkat çekmesi gerçekten manidardır. Ömer'den (ra) rivayet edildiğine göre, Allah Resûlü (sav) şöyle buyurmuştur: "Hristiyanların Meryem oğlu İsa'yı (aşırı) övdükleri gibi beni aşırı övmeyin.Allah'ın kulu ve resûlü deyin."!! (Buhari)
Sayfa 13·Kitabı okudu
Alıntı
Bir de ümmetin bölük pörçük olması ve manevî gücünün sarsılması noktasında esas problem teşkil eden nokta olarak tarih boyu vuku bulmuş akidevi ihtilaflar vardır. Aynı zamanda bu ihtilaflar Hz. Peygamberin "Yakında ümmetim yetmiş üç fırkaya ayrılacaktır şeklindeki hadis-i şerifiyle de işaret buyrulmuş olan görüş ayrılıklarıdır.
Din
Sahabe fer'i konuları kesinlikle büyütmezdi. Onları akidevi konulara dönüştürmezdi. Tarık b. Şihâb'in bildirdiğine göre, Hâlid b. Velid ile Sad b. Ebî Vakkâs arasında bir problem vardı. Sad'ın (ra.) yanında Halid (ra.) aleyhine konuşulunca şöyle dedi: Aramızdaki problem dinimizi etkileyecek kadar büyümedi."
Sayfa 109·Kitabı okudu
Din