Friedrich Nietzsche
Bedenin kanıtı.— “Ruhun” filozoflar tarafından doğru bir şekilde sadece gönülsüz olarak vazgeçtikleri çekici ve gizemli bir fikir olduğunu varsayalım—ki filozoflar belki de bunun yerine koymayı öğrendikleri şey belki daha çekici, belki de daha gizemlidir. Tüm organik gelişimlerin en uzak ve en yakın geçmişinin tekrar canlandığı ve cismani hale geldiği ve içinde ve üstünden ve ötesinden duyulamayan olağanüstü bir akım geçiyormuş gibi görünen insan bedeni: Beden, eski “ruh” fikrinden çok daha hayret verici bir fikirdir. Tüm çağlarda bedende, en kişisel mülkümüz, en belirli varlığımız, kısacası egomuz olarak tinde (ya da “ruhta” veya bugün ruhun yerine okul dilinde kullanıldığı üzere, öznede) bulunandan çok daha fazla inanç bulunmuştur. Hiç kimse midesini asla yabancı, daha doğrusu Tanrısal bir mide olarak görmemiştir: Ne var ki fikirlerini “ilham verici”, değerlendirmelerini “Tanrı tarafından gönderilmiş”, içgüdülerini de yarı ışıkta bir faaliyet olarak tasarlamak—insanın bu eğilimi ve tadı için, insanlığın tüm çağlarından gelen tanıklar vardır. Bugün bile sanatçılar arasında, en iyi eserlerine erişmek için kullandıkları araçlar ve yaratıcı fikirlerin hangi dünyadan geldiği sorusuyla karşı karşıya kaldıklarında, bir nevi hayret ve yargının saygılı bir şekilde askıya alınmasına dair bol bol kanıt vardır. Bu soruyu sorduklarında masumiyet ve çocuksu bir utanç gibi bir şey sergilemektedirler; “benden geldi, zarları atan benim elimdi” demekten çekiniyorlar. Buna karşın, bedenlerini bir aldatmaca kabul etmek (ve aslında bir aldatmaca olarak üstesinden gelmek ve baş etmek) için mantıkları ve dindarlıkları açısından en zorlayıcı nedenlere sahip olan filozoflar ve din öğretmenleri bile, bedenin çekip gitmediğine dair aptalca gerçeği kabul etmeye yardım edemediler; bunun en
Felsefe
Mormonlar
İsa Mesih'in Son Zaman Azizleri Kilisesi (SZA), Hıristiyanlıkta havariler tarafından kurulan asıl kilise modeline geri döndüğünü iddia eden birçok "ayrılıkçı" hareketten biridir. Joseph Smith Jr.'ın kendisine melek Moroni tarafından vahyedildiği şekliyle Mormon Peygamber tarafından yazıldığını iddia ettiği Mormon Kitabı'nın ardından Mormonizm olarak bilinen hareket içindeki en büyük gruptur. Kitap altın levhalar üzerine yazılmıştı ve Tanrı'nın yardımıyla Smith bu İncil'e benzer metni tercüme etti. Anlatı; Amerika kıtasının eski halkları, Nefililer ve Lamanlılar ile Babil ülkesinden gelen göçmenlerin hikâyelerini aktarır. Aynı zamanda İsa'nın amaçladığı şekliyle asıl gerçek kiliseyi de tanımlar. SZA bu Mesih kilisesini restore ettiğini iddia eder ancak öğretileri bazı açılardan ana akım Hıristiyanlığa benzer olsa da başka yönlerden temelde farklıdır (Tanrı ve insanların aynı özün tezahürleri olduğu inancı gibi). Mormonların çoğunluğu ABD'dedir ancak Orta ve Güney Amerika'nın bazı bölgelerinde de mensupları bulunmaktadır.
Sayfa 296·Kitabı okuyor
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Bu ülkenin insanları olarak en çok ihtiyaç duyduğumuz şeylerin başında huzur duygusu gelir. Huzur her zaman bizim içimizdedir, yeter ki bizler bir an önce onu hayatımızın temeline oturtmayı başarabilelim. Huzurunuz varsa, ister kızın, ister üzülün, bir süre sonra o kadim duygumuz incecikten yine siner içimize. Ve hayatın tadı, kaldığı yerden devam eder. Meslek hayatım boyunca pek çok kadın tanıdım ve inanın pek çoğu başta eşleri olmak üzere, belki de bunu hiç hak etmeyen kişiler için kendini feda etmiş. Kadın dediğin biraz da fedakâr olmalı ama bunu kendini yok saymadan, kendine kıymadan yapmalı. Hayatın, herkes tarafından duyulmayan bir sesi var. Bu sesi sa- dece hayata kulak verenler, hayat bana ne diyor diye kulak kabartanlar duyabiliyor. Siz de onlardan biri olmaya çalışın ve hayatın size ne dediğini duyun. Bunun için gayret edin. Çünkü o sesi duyanlar hayatında o güne kadar bir türlü göremediği kendi gerçeklerini görüyor ve bilgelik kazanıyorlar. Son yıllarda hem ülkemizde, hem de dünyada yeni bir akım var; genç ve güzel görünme akımı... Genç ve güzel değilseniz, erkekleri yeteri kadar etkileyemiyorsanız, bittiniz. Neden böyle olsun ki? Her yaşın başka bir tadı, başka bir anlamı var. Hele ki siz hâlâ kendinizi var edebiliyorsanız, yeni şeyler öğrenmeye, merak duygunuzu hiç kaybetmeden yaşamaya devam ediyorsanız, ruhunuz genç ve dinamikse, mutlaka çok genç, çok güzel ve çok seksi olmanıza gerek var mı? Üstelik bu dinamizmi ve merak duygunuzu kaybederseniz, bilinçdışınız ne der biliyor musunuz? "Tamam, sen artık yaşlandın, hayatın sonuna geldin, ben de defteri yavaş yavaş kapatayım öyleyse..." Ben kendi hayatımda tıpkı sizler gibi pek çok şeyle mücadele etmek zorunda kaldım. Üzüldüm, kırıldım, korktum, öfkelendim, sabrım taştı... Ancak zamanla şunu söyledim
Hayata Dair
Üç Akım
Milliyet hissi, bir kavimde uyandıktan sonra çevre kavimlere de kolayca yayılır. Çünkü milliyet duygusu uyanır uyanmaz, sahiplerine yardımlaşma, fedakârlık, savaşma hislerini arttırarak ahlaki, lisani, edebi , iktisadi, ve siyasi yükselmelere sebep olur.
Bir türkü meselesi
Deryanın dibinde çatılmış sandık Sevdanın böylesi geçermiş sandık Civanlar halinden aymadık caydık Sal'verin gitsinler seher yelinde Güveyin kolları gelin belinde.
Sayfa 108·Kitabı okudu
Laftır, onun ölümüne dayanamam dediklerini kaybederler de yine yaşarlar...