Kadın-erkek ilişkilerinin biyolojik, psikolojik ve evrimsel süreçlerini oldukça samimi ve eğlenceli bir dille ele alan bir kitap. Okurken kendinizi sık sık gülümserken yakalayabilirsiniz. Kitap sadece iki cinsiyet üzerine yoğunlaşmakla kalmıyor, homoseksüelliğin doğadaki örneklerine değinirken, Homo sapiens özelinde neden var olduğunu ve genetik olarak nasıl aktarıldığına da ışık tutuyor. "Cinsiyet yoktur" ifadesiyle başlayan bölümünde ise kadın ve erkek cinsiyetlerinin birer kutup noktası olduğunu ancak aslında cinsiyetin bu kadar keskin ve belirgin çizgilerle ayrılmadığını vurguluyor. Cinsiyet işaretlerinin sadece genital bölgelerden ibaret olmadığını, bedene yayılmış birçok gösterge ve özellikle beyinde yer alan cinsiyet bölgeleri üzerine yapılan araştırmalarla destekleyerek sunması, cinsiyet ve cinsel yönelimlere dair bakış açısına pozitif bir katkı sağlıyor.
Çokeşlilik, sadakat, evlilik, aşk, seks ve ebeveynlik gibi birçok kavramı, genlerin bu olguları var etmedeki etkisi üzerinden okumak isteyenler için harika bir kaynak. Kitabın herhangi bir savunusu, keskin bir görüşü veya dayattığı bir iddia yok. Bilimsel araştırmalar ve gözlemler ışığında hazırlanan bu çalışma, kendimizi ve ait olduğumuz türü anlamak adına oldukça faydalı.
Kitabı bitirirken aklıma Var Bunlar dizisinden bir sahne geldi: "Dünyayı hormonlar yönetiyor." Bunu da buraya not düşeyim. :)