9/10
·479 syf.··
Beğendi
·
2026 27. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 15:43
Bazı kitaplar okunur ve unutulur, bazıları ise insanın içine yerleşir. Tehlikeli Oyunlar benim için ikinci türden bir kitaptı. Hikmet Benol’un karmaşık dünyasında dolaşırken çok güldüm, çok düşündüm ve zaman zaman kendimle karşılaştım. Oğuz Atay’ın dili kullanış biçimi beni en çok etkileyen şey oldu. Kelimelerle adeta oyun oynuyor; bazen bir cümlede güldürürken birkaç satır sonra insanın içine dokunmayı başarıyor. Bu yüzden Tehlikeli Oyunlar benim için yalnızca okunan değil, hissedilen bir kitaptı. Atay’ın ironisi hiçbir zaman yüzeysel değil; mizahının altında yalnızlık, yabancılaşma ve anlaşılma arzusu saklı. Ben de kitabın mizahi yönüne sık sık güldüm ama her kahkahanın ardından içimde hafif bir hüzün kaldı. Hikmet Benol ise unutulması zor bir karakter. Onu tanımak, insanın kendi içindeki karmaşayla karşılaşması gibi. Sürekli düşünen, sorgulayan, kendisiyle mücadele eden bu karakter bazen çok komik, bazen de insanı derinden yaralayacak kadar gerçek. Özellikle “Albayım” diye başlayan bölümler benim için kitabın zirvesiydi. O satırlarda hem dostluk hem özlem hem de insanın kendine tutunma çabası vardı. Tehlikeli Oyunlar, beni hem çok güldüren hem de uzun süre düşündüren nadir romanlardan biri oldu. Kitabı bitirdiğimde elimde sadece bir roman değil, zihnimde yaşamaya devam eden cümleler vardı. Oğuz Atay’ın zekâ dolu kelime oyunları ve hüzünle iç içe geçmiş mizahı sayesinde bu roman benim için sadece bir okuma deneyimi değil, uzun süre etkisinden çıkamayacağım bir yolculuk oldu. Tehlikeli Oyunlar 1000Kitap Destek Oğuz Atay
Alıntı
Tehlikeli OyunlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202538,9bin okunma
7/10
·344 syf.··
2026 26. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 21:55
Okuması neredeyse 1 ay sürdü ama kesinlikle buna değdi. Şimdiye kadar en çok alıntı yaptığım ve altını çizdiğim kitap bu oldu sanırım. Bence herkes hayatında en az bir kez bu kitabı okumalı. Yalnızca, yazarın sıkça yer verdiği Antik Yunan dünyasına, mitolojiye ve tarihi isimlere pek aşina olmayanların okurken kafası biraz karışabilir. Yine de insanı düşündüren, güzel bir kitaptı.
DenemelerMontaigne · Koridor Yayıncılık · 201765,7bin okunma
Reklam
9/10
·192 syf.··
2026 14. kitabı
fikir şu: Her insanın hayatta ulaşması gereken bir amacı vardır. Cesaret: Santiago’nun sürekli konfor alanını bırakması, risk almadan büyümenin zor olduğunu gösterir. İşaretler: Coelho, evrenin insanlara işaret gönderdiği fikrini sıkça işler. Aşk ve özgürlük: Fatima ile ilişkisi, gerçek sevginin engel değil destek olduğunu gösterir. Kitabın güçlü yanları: Akıcı ve sade dili var. Altı çizilecek çok fazla cümle içeriyor. Her yaşta farklı anlamlar çıkarılabiliyor. Umut ve arayış duygusunu güçlü veriyor. Eleştirilebilecek yanları: ✘ Bazı okurlar için fazla “mistik” gelebilir. ✘ Olay örgüsü basit bulunabilir. ✘ Bazı mesajları fazla doğrudan. Benim genel değerlendirmem: Simyacı, özellikle hayatında bir şeyleri sorguladığın dönemlerde farklı hissettiren bir kitap. Sana “aradığın şey gerçekten dışarıda mı, yoksa zaten içinde mi?” sorusunu bırakıyor. Özellikle senin sevdiğin gizemli ve derin alıntı havasına da yakın bir kitap.
SimyacıPaulo Coelho · Can Yayınları · 2024246,7bin okunma
Puan vermedi·404 syf.··
2026 24. kitabı
Madeline Miller’ın büyüleyici eseri Ben, Kirke, mitolojinin o alışılmış, tanrıları yücelten pencerelerinden değil, sürgün edilmiş bir kadının kalbinden bakıyor dünyaya. Kitap boyunca kendimizi erkek egemen Olimpos dünyasında yapayalnız, dışlanmış ama bir o kadar da gururlu bir tanrıçanın yanında buluyoruz. Miller, Kirke’yi sadece efsanelerdeki "büyücü ve canavar" kimliğiyle değil; bir evlat, bir aşık, bir anne ve hepsinden önemlisi kendini arayan bir kadın olarak önümüze seriyor. Onun adasında geçen yüzyılları okurken, yalnızlığın insanı nasıl hem törpüleyip hem de güçlendirdiğini derinden hissediyorsunuz. Kirke'nin saraylardan, ihtişamlı tanrılardan uzakta, doğanın koynunda kendi gücünü ve bitkilerin dilini keşfediş hikayesi içimde adeta bir şeyleri uyandırdı. Kitapta geçen o derin kırgınlıklar, ihanetler ve her şeye rağmen ayakta kalma çabası o kadar insani, o kadar bizden ki... Mitolojik bir figürün acısında kendi modern yaralarımızı bulmak beni inanılmaz etkiledi. Son sayfalara doğru yürürken Kirke’nin ölümsüzlüğün getirdiği o soğuk boşluk yerine, ölümlü olmanın getirdiği o sıcak ve anlamlı kusursuzluğu seçişi adeta içime dokundu. Kendi kaderini başkalarının iki dudağı arasında bırakmayan, acılarından kendi tahtını inşa eden bir kadının bu gururlu yürüyüşü uzun süre hafızamdan çıkmayacak. Bu kitap benim için sadece bir mitoloji yeniden anlatımı değil; sınırlarını kendisi çizen, boyun eğmeyen tüm ruhlara yazılmış çok içten ve zamansız bir başkaldırı şarkısı.
Alıntı
Ben, KirkeMadeline Miller · İthaki Yayınları · 202444,3bin okunma
8/10
·496 syf.··
2026 61. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 20:00
Yakışıklı, uçarı, sorumsuz ve çapkın Çavuş Troy... Saygın, ağırbaşlı, oturaklı ve zengin Blakwood... Veee Bathsheba'ı canından bile çok seven, becerikli, girişken, fedakar ama fakir Gabriel... Bu üç talihliden hangisini seçeceğine karar veremeyen, başına buyruk, cesur, bağımsızlığına düşkün, genç ve güzel Bathsheba. Kitap Gabriel ile Bathsheba'nın karşılaşmalarıyla başlar. Gabriel, daha ilk görüşte ondan etkilenir. Bathsheba ise amcasından miras kalan çiftliği yönetme işine soyunur. Bu süreçte Gabriel yaşadığı bazı talihsizlikler sonucunda Bathsheba'nın çiftliğinde çobanlığa başlar. Gabriel'in ona olan sevgisini içine gömmekten başka çaresi yoktur artık. Bathsheba bir yandan çiftliği yönetmeye çalışırken diğer yandan evleneceği kişiyi seçmeye çalışır. Bizler de kitabı "Onu mu, bunu mu seçecek?" diye hem merakla hem de Bathsheba'nın kararsızlıklarına sinir olarak okuruz. Bakalım Bathsheba doğru kararı verebilecek mi? Hep "Aşk mı, mantık mı? "diye soruyoruz ama bu ikisinin birleştiği başka bir seçenek daha yok mudur acaba? Kitap bizi hayali Wessex'teki Everdene Çifliğinde gezdirecek, Çoban Oak ile bizlere koyunları otlatacak ve çiftçiliğin inceliklerini öğretecek. Yazar başta önemsiz gibi görünen olayları birbirine çok güzel bağlamış. Karakter sayısının az olması okumayı daha da kolaylaştırıyor. İçinizi ısıtacak bir aşk hikâyesi okumak istiyorsanız bu kitabı listenize eklemelisiniz. Zaman zaman durağanlaşsa da güçlü kadın karakterleri okumayı sevenler bu kitabı büyük bir keyifle okuyacaklardır. Sonuyla kalbimi fetheden bir kitap oldu. Son olarak genç kızlar, kendinize Gabriel gibi seven bir eş seçin. Tabii bulabilirseniz. Bir de erkekler, rica etsem sevgilinizi Gabriel gibi sevebilir misiniz? Kitaplı günler. . .
Çılgın Kalabalıktan UzakThomas Hardy · ‎Can Yayınları · 20254,385 okunma
Yanlış aşkın insanı felakete sürüklemesi
Puan vermedi·142 syf.··
2026 93. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 18:29
İntibah, romanın başkahramanı Ali Bey, varlıklı ve iyi yetişmiş bir gençtir. Bir gün Çamlıca'da Mahpeyker adlı güzel fakat kötü şöhretli bir kadınla tanışır ve ona âşık olur. Mahpeyker'in gerçek yüzünü öğrenen Ali Bey, annesinin de etkisiyle ondan uzaklaşır... Daha sonra Ali Bey'in hayatına son derece iyi niyetli ve temiz kalpli bir genç kız olan Dilaşub girer. Ali Bey zamanla Dilaşub'a bağlanmaya başlar. Ancak Mahpeyker, Ali Bey'in kendisini terk etmesini hazmedemez ve intikam almak için çeşitli entrikalar kurar. Dilaşub'a iftiralar atarak Ali Bey ile arasını bozmaya çalışır. Mahpeyker'in oyunları sonucu Ali Bey büyük yanlışlar yapar ve Dilaşub'a haksızlık eder. Gerçekler ortaya çıktığında ise artık çok geçtir. Mahpeyker'in hazırladığı tuzaklar trajik olaylara yol açar; Dilaşub hayatını kaybeder, Mahpeyker de ölür. Ali Bey ise büyük bir pişmanlık ve acı içinde kalır. İntibah, gençlik heyecanlarıyla yapılan yanlış seçimlerin sonuçlarını anlatan bir romandır. Mahpeyker kötülüğü ve tutkuyu, Dilaşub ise masumiyeti ve iyiliği temsil eder. Eser, okuyucuya dış görünüşe aldanmamak ve doğru kararlar vermek gerektiği mesajını verir...
Alıntı
İntibahNamık Kemal · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,2bin okunma
Reklam
Reklam