Birlikte kahvaltı ederken gözlerindeki o hüzünlü bakışı hiç unutamadım: "Neden beni bu kadar yaşlıyken tanıdın?" der gibi. Doğruyu söyleyerek yanıtladım onu: "İnsan gerçekte olduğu değil, hissettiği yaştadır."
Sekreterler, üzerleri dudak izleri baskılı üç tane don hediye etmişler, paketin içine de onları ayağımdan çıkarırken bana yardımcı olabilecekleri yazılı bir kart koymuşlardı. Yaşlılığın hoş yanlarından birinin, bizleri hizmet dışı sanan genç hanım arkadaşlarımızın bu tür kışkırtmalardan çekinmemeleri olduğunu düşünüyordum