O kadar kendimin dışına çıkardım ki kendimi, özbilincimi sırf sanat malzemesine öyle çok indirgedim ki, kendimi tanıyamadığım oluyor. Bu gerçek dışıığın ardında, kimim ben? Bilmiyorum. Biri olmalıyım mutlaka. Ve yaşamaya, hareket etmeye, hissetmeye çabalamıyorsam, -samimi söylüyorum bunu- farazi kişiliğimin belirlenmiş sınırlarını alt üst etmemek içindir. Olmayı istemiş olduğum ve olmadığım kişi olmak istiyorum. Pes edersem çökerim. Bir sanat yapısı olmak istiyorum, bedenimle olmadığıma göre en azından ruhumla. İşte bunun için sakin ve ilgisiz bir pozda yontum heykelimi, sahteliğimin anlamsız bir çiçek gibi, uzak bir güzellik olarak açlııp serpebileceği bir yerde, yani fazla serin meltemlerin, fazla gerçek ışıkların giremediği bir serada duran bir heykel bu.