• ...memurlarımızın rüşvet aldığından, yollarımızın olmadığından, ticaretimizin kötü yürütüldüğünden, hukuk sistemimizin kötülüğünden yakınıyorduk.
  • 528 syf.
    ·31 günde·Beğendi·8/10
    Hakkında birkaç kelâm etmek istediğim, takipçisi olduğum İskender Pala’dan bir eser; Abum Rabum.

    Okumayan ama okumak isteyenlere önden tavsiyem; bu sefer mevzu klasik İskender Pala romanlarından farklı olarak polisiye arkadaşlar.
    Ama bolca arkeoloji, dinler tarihi, CIA, Mossad, MIT ve tabii ki adından anlaşılacağı üzere Hz. İbrâhim var romanda.
    Hem polisiyeyle heyecanlanayım, hem dinler tarihini sıkıcı metinler dışında, roman dadında silip süpüreyim, hem de Ortadoğu'da neler oluyor bir fikrim olurken arkeoloji merakımı da; dolar molar almış başını gitmiş, gezmek bize haram ama satırlarda heyecanla Japonya'dan başlayıp İstanbul'u, Kudüs'ü, Adıyaman'ı, Urfa'sı hooop Kahire'si fıttırı fıttırı gezip bir sürü de şey öğrenip şaşırırken gidereyim derseniz: Abum Rabum biçilmiş kaftan!

    Bu arada Netflix 5 bölümlük dizisini yapıyormuş.
    Bakalım; İbrâhim'in haniflik akîdesini sahiplenip diğerlerini reddetmenin peşindeki o dünyanın süper(!) güçleri, o diziyi tıpkı kitaptaki kadar tek pencereden bakıldığı şekilde çekebilirseniz nasıl yorumlar?
    Bu noktada İskender Bey kitabına güvendiğini söylemiş.
    Zamanı geldiğinde nasipse görürüz

    Burdan sonra spoiler yemek istemeyenleri pistin dışına davet ediyorum:)

    - s p o i l e r -

    İskender Pala Efsane hariç tüm kitaplarını takip ettiğim, okumayı sevdiğim bir yazar ancak burda biraz eleştirilerim olacak:

    -Kitap, eski bir sıkı Ahmet Ümit okuyucusu olan ben için onun kitapları tadında başladı zira aşırı bir Patasana sosu var kitapta.
    Ta ki Selim‘den bahseden bölüm başlayana kadar. O satırlarda bu İskender Pala‘nın diyebiliyorsun.

    - Karakterlerin isimleri ve yaşlarının asla uymaması, yapaylığı.
    23 30 yaş aralığında herşeye hakim, herşeyi çözmüş karakterler ve saçma sapan isimleri.
    Harput Ağa nedir, Kevin Woodmaker nedir ya:))

    - CIA Karargâhı’nda eğitimini tamamlamış çaylaklara yapılan “Türklerden korkmalıyız” temalı konuşma çok komik ve tiyatraldi.
    Gereksiz siyaset sosu...

    - Keiko’nun cinayeti üzerine hükümetin “Keiko-san’ın kanı yerde kalmayacak!” diye haberler yapması. Aşırı komikti. En azından metin olarak. Sanırsın Japonya değil Dicle Üniversitesi’nde kan davası cinayeti.

    - Türk kafasıyla yazılan yabancıların diyalogları aşırı gülünçtü. Yukardaki örnek gibi...
    Mesela bir Japon’un diğer Japon’u çok çalıştığı için eleştirmesi ve alay etmesi?Japonlardan bahsediyoruz. Komik hatta saçmaydı.

    - Yine Japon görevlinin İstanbul’a geldiğinde Marmaray güzellemesi yapması ve hatta Türkiye’nin büyümesinden bahsetmesi...
    Oldu olacak “agepe yol yabdı, duble yollar” filan dedirtseydiniz elin Japon’una İskender Bey.

    - Zara’nın öldü sanılıp morga bırakılması tamam ama saatlerce morgda kalan birinin aniden üzerine bi gömlek alıp sokağa fırlayabilmesi? I-ıh.

    - Bunlar dışında bazı kelimeler, yeni öğrenince sürekli cümle içersinde kullanma hevesiyle kullanır gibi on kere kullanılmış.
    Yine bazı isimler defaatle tekrar edilmiş(15 Temmuz köprüsü de köprüsü...) Kör göze parmak. Gerek yok.

    - Ayrıca bazı bilgiler “ben bunlaro biliyorum, okura hepppsini göstereyim” der gibi olmuş. İtfaiye hortumuyla bardak doldurmuş kendisi.
    Bir de aşırı izah amaçlı yazılmış yapmacık cümleler herkesi boğar mı bilmem ama beni boğdu şahsen.
    Bir şeyi, herkesin ilk anda öğrenip anlamasına gerek yok. İlgilenen merak edip araştırır ki araştırmalı da zaten.
    Bir kitapta öğrenip merak ettiğin bir şeyi araştırırken başka kitaplardan, başka bilgilerden haberdar olmak lezzeti diye bir şey var.

    - Sonuna gelince; resssmen sinir oldum. Tamam kullanma diski ama kırıp atmak nedir? İskender Bey bu konunun insanlık varoldukça süreceği için kitabın ucunu açık bırakmış olduğunu anlatmış, belki devamı gelebilirmiş tamam eyvallah ama başka bir sonla o heyecanımızı körükleyebilirdi.
    Sonuyla hiç tatmin olmadım.

    Ezcümle, şikayetlerimle olsun, bana aaaacilen Nemrut, Kudüs, Kahire turu atmanın hevesini aşılamak gibi güzel yönleri olsun her halükarda iyi ki okudum dediğim, sevdiğim bir kitap oldu.
    İskender Pala’nın yeri ayrıdır bende. Seveni her şekilde sevecektir.

    - s p o i l e r b i t t i -