Yaygın yoğunlaşılan mekanik analiz kavramı. Ruh tamirciliği.
Freud'un icadı olan "psikanaliz" sözcüğü... kullananlar genelde Yunanca kökenli iki sözcüğün bileşiminden oluştuğunun farkındadır; ama pek azı bu iki sözcüğün birbiriyle taban tabana zıt iki olguya karşılık geldiğinin bilincindedir. "Psike" ruhtur: Zengin anlamlarla dolu, duygu yüklü, insana dair pek çok şeyi kapsayan, bilimsellikten uzak bir sözcüktür. ''Analiz" ise parçalara ayırmaya, bilimsel incelemeye işaret eder. İngilizce "psychoanalysis" (psikanaliz) sözcüğünde vurgunun "analysis" (analiz) kısmında olması, dolayısıyla da sözcüğün bilimsel çağrışımları ağırlıklı olan kısmının öne çıkması, Freud'u İngilizcesinden okuyanları yanlış yönlendiren bir diğer unsudur. Almancadaki Psychoanalyse söz­cüğünde vurgu ilk hecede, yani "psike" de, ruhtadır. Freud kendi çalışmalarına istinaden "psikanaliz" sözcüğünü ortaya atarken, ruhlarımızın ihmal edilmiş, gizli yanlarını ayrıştırıp incelediği­mizde bu yanları daha iyi tanıyıp yaşamlarımızda nasıl bir rol oynadıklarını anlayabileceğimizi vurgulamak istemişti. Freud'un analizini başkalarınınkinden ayıran, ruha yaptığı vurguydu. Bir insan ruhuna, kendi ruhumuza dair neler düşündüğümüz, neler hissettiğimiz Freud'un gözünde büyük öneme sahipti.
Sayfa 7 - Sfenks Kitap.
The second great challenge to the tripartite division of knowledge into three great domains emerged out of the "humanistic" end of the tension between the two cultures. --> culture studies The three themes that have come together in cultural studies are: first, the central importance of gender studies and all kinds of "non-Eurocentric" studies to the study of historical social systems; second, the importance of local, very situated historical analysis, associated by many with a new "hermeneutic turn"; third, the assessment of the values involved in technological achievements in relation to other values.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
KOMİK-SALAK ve TIMARHÂNELİK MARKSOLOG(!)LAR...
(...) Nitekim Marksolog da olmayan böyle bir grup var ki, solculuk adına tek hüneri "fahişelikte bir meslektir!" diye gösteri yapmaktan ve bulduğu bir manyağı gûya din bilgisi içinde dine saldırtmaktan ibaret kaldı... İsterseniz bu manyaktan birkaç misâl vereyim: "Kur'ân'da hiç, ALLAH AKILLI, diye geçmez; demek İslâm'ın tanrısı akılsızdır, bu yüzden de imândan bahsederler!" "Şİmdi dikkat edin, kaç türlü salaklık bir arada: Akıl ruha bağlı bir keyfiyettir ve ruh emrinde basit bir ölçü âletidir... Akıl lûgat çerçevesinde de "bağ" ve "kayıt" mânâsına gelir... Ve akıl, mahlûktur... Ve âyette bilidirldiği üzere, İslâm kalbin yoludur; akıl, işi tahdit ile tek bir esasa bağladığından, incelikleri anlamada kâfi değildir... Bütün bunları göz önünde tutunca, "Allah'a akıl izâfe etmenin", O'nu kul olarak vasıflandırmak demek oluşu ve bunun da "ben bir salakım!" demek oluşu açık değil mi?.. Bu tür bir muhakeme sahibinin yeri, itibar makamı değil, doğrudan doğruya tımarhânedir! Bunlardan anlamadıklarını, çünkü İslâm bir yana, en iptidâî çapta bile batı tefekküründen ve muhakemeye dâir basit bilgilerden de mahrûm olduklarını bildiğim için, anlayacakları bir misâl vereyim: "Marks bir kapitalist ve kapitalizm hayranıdır, nitekim baş eserinin ismi bile Kapital'dir Şimdi iş, dediğimi inandırmaya ve araştırıcı süsü vermeye geldi: __Karl Marks'ın, Capital - A Critical Analysis of Capitalist Roduction (Volume I, Lawrence x Wishart, London 1970) adlı eserini Almanya 3. baskısından Samuel Moore ve Edward Aveling tarafından çevrilen ve Friedrich Engels tarafından gözden geçirilen İngilizcesinden Alaattin Bilgi dilimize çevirmiş ve kitap, Sol yayınları tarafından temmuz 1975 tarihinde Ankara'da Orsel matbaasında dizdirilip bastırılmıştır. İnanmayan gidip sorar, arar,
Sayfa 152 - 153 ÜÇ IŞIK isimli konferansından 1990, İBDA Yayınları
Üç Işık
Foucault's intellectual fire harks back to the early pyrotechnical tradition in anarchism which prefers explosive outburst to cool analysis. He once confessed: ‘I would like my books to be … Molotov cocktails or minefields; I would like them to self-destruct after use, like fireworks.’
In his analysis of representative government, Kropotkin argues that the workers’ call for universal suffrage can accomplish nothing since political systems will always be manipulated by those who control the economy.
Mükemmeliyetçilik, psikolojideki "Erteleme Hastalığı"nın (Procrastination), "Analiz Felci"nin (Analysis Paralysis) halkla ilişkiler çalışması yapılmış, marka yüzü değiştirilmiş, en lüks, en yaldızlı kılıfıdır.