AYDINLIKTA KOŞAN AT Aydınlıkta koşan at gibidir bakışların Sen ki, düş kırıklığım, anılar deltasında Sesini duymuyorsun sihirli yokuşların Sana da bir yer açtım şiir haritasında Bırak da çekirgeler bölsün uykularını Kaynatılmış anason suyundadır düşlerin Aşkın şelalesinde yıka duygularını Kafdağı'nın yüzüne benzesin gülüşlerin
kalbimdeki kazığı sökebilirse eğer beklemek yeniden dirileceğim senin dudaklarında bir ibadet olacak hasret ve senin dudaklarında patlayan kanlı kaynakta yıkanacağım beni saran bu karanlık rahimden kurtulunca ve karışıp suya mezopotamyada altın bir çeşmeye döküleceğim şırıl şırıl kim bilir ne hoştur kim bilir ne kadar sarhoştur toprak oralarda anason kokar, sonsuzluk kokar, emek ve inanç ve direnç kokar. oysa, kokusuzdur sonbahar!.
Şiir
Reklam
Kimene Meyhanesi’nde başlamıştı gece, anason kokusuyla, çingenelerin yanlış çaldığı “Azizem” şarkısıyla, Engin’in ağzında pipo, sağ başta. İhtiyar, boş şişeler, kafalar dumanlı, ortada midye dolması, iyi ki çektirmişiz bu fotoğrafı. Özgür günlerim de var diyebiliyorum.
Meyhane hıncahınç. Ağır keman taksiminin ardından umulmadık kıvrak bir ezgi. Yükselen sesler, kalkan kadehler. Garsonlar alesta, şişeler boşalıyor, yerine yenisi açılıyor. Havada salınarak gezen sigara dumanları, kesif anason kokusu. Hüzünden neşe akış. Gizli bir telaşla, süratle. Birbirine değmeyen hayatların şehri burası.
Sayfa 31·Kitabı okudu
sesine kuşlar konardı her akşam gelişinle renklerini bırakırdı kahkaha çiçeklerim ya anason üste çıkardı ya senin kokun ... içerdim
Sayfa 84·Kitabı okudu
“Anason kokularıyla yattım yıllarca Yataklar acıydı geceler kuyu Beş çocuk doğurdum onda iş arasında Her birinde bir parçam öldü.”
Şiir
Reklam
Reklam