Bizler hafta sonu dinlenmeyen, resmî tatili olmayan, yemeden, içmeden, uyumadan anbean peşimizde olan bir düşmanla karşı karşıyayız. Bu düşmanın dünyadaki birinci gayesi bizlerin imansız olarak yaşaması ve ölmesidir. Bu nedenle şeytan, bizi yaratılış gayemizden uzak tutmak için her yola başvuracak, aklımızı daima bulandıracak, kalbimizin odağını her fırsatta dağıtacaktır. Nasıl ki bir hastanın, hastalığından kurtulması için, gerekli ilaçları düzenli bir şekilde alması gerekir. Aynen bunun gibi, insanın da şeytanın vesveselerinden kurtulması için; bu eserde sunulan devaları alması ve iman derslerine devam etmesi gerekir. Bizler bu devamlılığı sağladıkça, vesvesenin mahiyeti ve kurtuluş çarelerini daha iyi anlayacak ve bu sayede bir daha yakalanmamak üzere ondan kurtulabileceğiz. Bunun için, şeytanın hilelerini çok iyi anlamamız ve onun şerrinden her daim Allah'a(ce) sığınmamız gerekir. Allah(cc) bizleri nefis ve şeytanın şerrinden muhafaza eylesin. Bizlere iman-ı kâmil ve güzel son versin. Âmin, âmin, âmin... Mehmet Yıldız Vesvesen
ESKİDENDİ
Kaybetmeyi bilir misin arkadaş? ya kaybolmayı? Sımsıkı sarılmışken aşka İntizar şakısı tutturmayı Bilir misin arkadaş, Secdesiz namazın mihnetini? ya gülerken ağlayabilmeyi… nice taşın altında kaybettiğin ellerini sevebilir misin arkadaş? Kaybolmayı bilir misin arkadaş? “avucunun içi” bildiğin sokaklarda Bilir misin ki severken ölürken sırt çevirmeyi? Çekip gitmenin omzunda bıraktığı izi, hisseder misin ki anbean? Kaybetmeyi bilir misin arkadaş? ya uğurlamak nedir en sevdiğini, semaya, kalbine yahut kabire… Filizlenmeyi bilir misin ki? Gözyaşlarının cansuyunda. Nedir mânâsı bilir misin, bilmediğin şarkılara eşlik etmeyi? Küsmeyi bilir misin ki? yanıp bitmek eski fotoğrafların külünde Nicedir anlatabilir misin?
Şiir
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Allah seni okuyor
Bil ki Allah seni okuyor. Seni saniye saniye, satır satır, anbean okuyor. Sabah uyandıktan sonra, yatağa yeniden girinceye kadar ve uyuduğun saatlerde okuyor. Ayaktayken, dururken, yürürken Rakib ismiyle seni okuyor. Başkalarını da okuyor olmasının bölmediği bir okumayla seni kesintisiz ve fasılasız okuyor. Ara vermeksizin seni seyrediyor. El hareketlerini, okuduğun şeyleri, düşündüklerini, yürüyüş tarzını, endamını seyrediyor. Önünden ve arkandan, sağından ve solundan, içinden ve dışından sana bakıyor. Bugüne dek senden hiç ayrılmamış bakışıyla hep sana bakıyor. Cenab-ı Hakk kâinatla bir bütün olarak ilgilendiği gibi seninle de aynı bütünlük içerisinde ilgileniyor. Bu bütünlüklü ilişki hiç kaybolmadan, hiç kesintiye uğramadan ilelebet devam ediyor. Camiye girince başlayan, camiden çıkınca biten, ibadetle başlayıp ibadetle sona eren bir ilişki değil bu. Sen Allah'a yöneldikçe kurulan, yönelmedikçe bozulan bir ilişki de değil. Bu ilişki hep vardı. Çoğu zaman bunu hissedemesen de vardı ve hep var olmaya devam edecek. Cenab-ı Hakk bir an bile olsun vazgeçmedi senden. Ama sen O'ndan geçince, O da senden vazgeçti sanırsın. Ama O vazgeçmemiştir. Rabbülâlemin olarak değil, Rabbünnas olarak ve özelinde seninle bir rububiyet ilişkisi çerçevesinde kâinattaki tüm dengelere senin durumunu baz alarak nazar etmektedir. Senin durumunu hesaba katarak şekillendirmektedir senin kişisel kâinatını. Seninle ilişkisi bağlamından bakmaktadır dünyandaki her şeye. Kâinattaki dengeleri, senin Rabbin olarak, kâinata senin minvalinden bakarak yaratmaktadır. Hayatı senin üzerinden şekillendirmektedir, seni hesap dışında tutarak değil. İçinde bulunduğun kâinat bu yüzden senin aynan ve yansıman. Haletiruhiye
Kitap Alıntısı
ODALARDA AKŞAM
Bu akşam düşünen gözlerin yine, Mehtapla hareli karanlık bir su ... Daldıkça alıyor derinliğine, Ruhumu bir sonsuz ölüm korkusu. O kadar canlı ki esmer yüzünde Gurubun daima değişen rengi Beni ra'şesiyle sarsan hüzünde Sana kardeş hisler yaşıyor sanki. Bir ölümün kalbe sinen gamıyla Bak ürpermedesin, titriyor sesin, Soldukça bu biten kış akşamıyla Fersiz aynalarda anbean aksin Bütün Şiirleri, s.100
Şiir
"Filistin'de yaşanan acıları yüksek çözünürlükle parlatmaya gerek yok, her şey tüm gerçekliğiyle, anbean dünyanın gözü önünde yaşanıyor."
Filistin
merhameti bol olan Allah senin için neyi takdir buyurmuşsa, ne ondan bir zerre fazlasına elin uzanabilir ne de senin nasibin olanı beşerî bir güç senden kaçırabilir. öyleyse nefsinin beyhude çırpınışlarını dindir ve ilahî iradenin tecellisi olan imtihanlarınla barışarak kalbini rızâ makamına eriştir. hakikat odur ki; ya bu takdire boyun eğip içindeki fırtınayı teskin edeceksin ya da ömür sermayen, bir nefeslik huzura bile geçit vermeden hasret ve keder içinde eriyip gidecektir. unutma ki bu dünya bir saadet sarayı değil, bir mihnet ve sefer yurdudur. ne mutlak bir sükûn vadeder ne de kederden azade bir liman sunar. hayat, anbean değişen tecellilerin sahnesidir. bazen celal ile sarsar, bazen cemal ile okşar ama nihayetinde bir gölge misali gelip geçer. ruhunun bu uzun seferde yorgun düşmemesi için zihnini masivadan çekip, başını tevekkül yastığına koymaya ihtiyacı var. ta ki dünya gürültüsü dinsin, gönlünde bir ateşkes ilan edilsin ve hedefe doğru taze bir şevkle yürümeye mecalin kalsın.