Uzun zamandır Japon edebiyatından bir eser okumamıştım. Bu kitapta benim için durağan ama bu durağının yanında merak uyandıran bir okuma deneyimi sundu.
Kitapta hareketli bir olay akışı yok. Durağanlık belki biraz da bundan kaynaklanıyor. Karakterin kendi iç dünyasındaki konuşmaları ve bir atmosfer paylaşımı şeklinde devam ediyor anlatımı
Boş dairelerin artması ve yerleşik nüfusun azalmasıyla yaşam hareketliliği azalan bir mahallede yaşayan Taro ve Nishi'yi okuyoruz kitapta. Her iki kiracı da yakındaki gökyüzü mavisi bir eve ilgi duyar ve 'Spring Garden' adlı bir fotoğraf kitabında resmedilenlerle karşılaştırıldığında; evin arkasındaki gizemleri merak ederler. Dışı gökyüzü mavisine boyanmış, içi zarif bir şekilde dekore edilmiş olan bu ev, eskiden evlerini her açıdan ve her mevsimde kapsamlı bir şekilde fotoğraflayan ünlü bir sanatçıya ve onun küçük rollerde oynayan oyuncu eşine aittir. Çift, kitap yayımlandıktan iki yıl sonra boşanmıştır. Zevkli çift tarafından uzun süre önce terk edilen evde şimdi, evlerinin Nishi'nin uzun süreli merak konusu olduğundan habersiz, genç ve zengin Morio ailesi yaşamaktadır. Nishi'nin evib görme arzusu, bir gün içeri davet edilme umuduyla Bayan Morio ile arkadaşlık kurmasına neden olur. Taro isteksizce ona katılır ama kısa süre sonra o da eve kapılır. Ancak, fotoğrafların yakından ve defalarca incelenmesi, her şeyin göründüğü kadar toz pembe olmadığını göstermektedir
Hikaye, yakında yeniden yapılandırılması planlanan bu bölgede gelip giden kiracılarla birlikte değişim temalarını işliyor. Taro'nun babasının kaybı ile boşanma süreciyle başa çıkmasını ele alsa da, aslında pek bir şey yaşanmaz. Bu kısımları daha çok anımsama ve iç konuşma şeklinde okuyoruz. Karakterlerin sürekli mahallelerini ve zaman içindeki farklılıkları gözlemleyip