"İnsanlar yalnız dış görünüşleriyle ele alınmamalıydı, bu haksız bir davranış olurdu. Bir insanın çirkin bir burnu ama altın gibi bir kalbi; sivilceli bir yüzü ama keskin bir zekası olabilirdi..."
Kendimizi verdiğimiz düşüncenin arasında, hepimizin alışık olduğumuz bu seslerin, kendilerini göstermeden âdeta bir metinde lüzumsuz bir virgül, bir nokta gibi gelip geçişleri vardır.
Ayışığında oturuyorduk
Bileğinden öptüm seni
Sonra ayakta öptüm
Dudağından öptüm seni
Kapı aralığında öptüm
Soluğundan öptüm seni
Bahçede çocuklar vardı
Çocuğundan öptüm seni
Evime götürdüm yatağımda
Kasığından öptüm seni
Başka evlerde karşılaştık
İliğinden öptüm seni
En sonunda caddelere çıkardım
Kaynağından öptüm seni