Anneme Cicoz
1 yıllar yıllar önceydi akşamlar gaz lambasıydı ışık sarı bir sessizlik . ben ödev defteriydim annem hem silgi hem kalem 2 bir zamanlar kar pencereye vururken . üşüyen ellerimi değil ellerimin içindeki çocuğu ısıtırdı annem 3 yıllar önceydi boyum kapı pervazında çentik çentik yükselirken ev aynı evdi . büyüyen ben küçülen annem 4 o zamanlar sokak akşama kalırdı ben oyuna
Annemle babamın geçinmeye gönlü vardı. Ne güzel lafmış meğer. “Geçinmeye, sevmeye gönlü varsa insanın, sivri yanlarını kendi törpüler zaten," derdi annem.
Sayfa 56·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
David Benatar
Lanet olsun doğduğum güne; kutlu olmasın annemin beni doğurduğu gün... Adama lanet olsun. Çünkü beni annemin rahminde öldürmedi; annem mezarım olur, rahmi hep gebe kalırdı. Neden ana rahminden çıktım? Dert, üzüntü görmek... için mi? Yeremya 20:14-18 Sonunda Eyüp ağzını açtı ve doğduğu güne lanet edip şöyle dedi: Doğduğum gün yok olsun, "Bir oğul doğdu" denen gece yok olsun. Karanlığa bürünsün o gün... zifiri karanlık yutsun o geceyi... Çünkü... anamın rahminin kapılarını üstüme kapamadı. Neden doğarken ölmedim, rahimden çıkarken son soluğumu vermedim?... Çünkü şimdi huzur içinde yatmış, uyuyup dinlenmiş olurdum... Neden düşük bir çocuk gibi, gün yüzü görmemiş yavrular gibi toprağa gömülmedim? Eyüp 3:2-4, 6, 10, 11, 13, 16
Felsefe
Güneş tanrım. Yağmur annem. Toprak ömrüm. Bir su damlasından sonsuzluk veren hayat... bir su damlasına kur mezarımı.
İbn Mes'ûd'un şöyle dediği rivayet edilmiştir: Müleyke'nin iki oğlu, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemʼe gelip “Annemiz, kocasına iyi davranır, çocuklarına sevgi gösterir, misafirlerine ikramda bulunurdu. Ancak cahiliyede iken kız çocuğunu diri diri gömmüştü" dediler. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem "Anneniz cehennemdedir" buyurdu. Oradan ayrıldıklarında memnuniyetsizlikleri yüzlerinden okunuyordu. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem geri dönmelerini söyleyince, sevinçleri yüzlerine yansıdı. Çünkü bu konuda yeni bir hükmün indiğini düşündüler. Geldiklerinde Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem "Benim annem de sizin annenizle beraberdir" buyurdu. Bunun üzerine münafıklardan biri "Kendi annesine bile faydası yok, biz de onun peşinden gidiyoruz" dedi. Ensâr'dan, herkesten daha çok soru soran bir kişi "Ey Allah'ın Resûlü! Allah, annen veya onların anneleri konusunda sana herhangi bir söz verdi mi?" diye sordu. Sanırım bu konuda bir şeyler duymuştu. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem "Bu konuda Rabbimden bir şey istemiş değilim. Rabbim bu yönde bana bir umut da vermiş değil. Ancak kıyamet gününde Makam-ı Mahmûd'da duracağım” buyurdu. Ensârdan olan kisi "Makam-ı Mahmûd nedir?" diye sorunca, Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Kıyamet gününde siz çıplak, yalın ayak ve sünnetsiz bir şekilde geldiğinizde ilk giysi giydirilecek kişi İbrahim aleyhisselâm olacaktır. Allah 'Dostumu giydirin!' buyurunca, beyaz iki örtü getirilir ve ona giydirilir. Sonrasında Arş'ın karşısında oturur. Sonra benim giyeceklerim getirilir. Onları giydikten sonra Arş'ın sağ tarafında, benden başka hiç kimsenin duramayacağı yerde dururum ki, gelmiş geçmiş tüm insanlar bundan dolayı bana gıpta ederler. Ardından Kevser'den Havz'a doğru bir ırmak
Sayfa 218 - 3787·Kitabı okudu
Tıpkı annem gibi ben de katilimi çok sevdim... Yanılmamıştım, annemin kaderi kızının çeyizi olmuştu.
Sayfa 79 - Ephesus yayınları (Bige Efil Saka)