Mutlu muyum? Aslında küçüklüğümden beri insanlar sürekli şanslı biri olduğumu söylüyor ama bana sorarsanız cehennemde gibi hissediyorum, bana şanslı olduğumu söyleyenlerse benimkiyle kıyaslanamayacak ve ölçülemeyecek kadar mutlu görünüyorlar. O kadar sefildim ki bazen bir düzine lanete maruz kaldığımı düsünürdüm.
Yükselmek için düşmek, arınmak için kirlenmek, çıkmak için batmak lâzım. Yeniden doğmak için ölmeli insan bir kerre, ruh olmak için teni yakmalı kadın ve suyun serinliğini bilmek için ateşe düşmeli kadın.
İnsanlar tuhaftır! Fena bir şey yapmakta olduklarını hissedecek olurlarsa mutlaka en evvel vicdanlarını susturacak bir sebep bulurlar. Kötü işler yapanlara sorunuz, hepsinde kendi kendilerine icat edilip itinayla pekiştirilmiş sebeplere rastlarsınız. Hiç olmazsa sanki birçok sırların bulunduğunu farz ettirerek güler, size, 'Anlatamam ki, bilseniz beni hoş görürsünüz', demek ister. Onun için öyle sebepler vardır ki henüz kendisi bile tahlil edip bir sonuca bağlayamamıştır ya da bir takım sebepler bulunduğuna inanmıştır ama incelenmek lazım gelse hiçbir şey yoktur.
ne yoksulluk ne alçalma ne ölüm, kısacası Tanrı ile Şeytan'ın elbirliğiyle üzerimize yığabileceği hiçbir şey bizi ayıramayacakken, bunu sen kendi isteğinle yaptın. Senin kalbini ben kırmadım, onu sen kendin kırdın; kendininkini kırarken benimkini de kırdın.