*söz verdim'lerin, 'o an için öyle demiştim 'lere.
'seni hep seveceğim' lerin, artık eskisi gibi hissetmiyorum'lara..
'birakmam seni, ben herkes olmayacağım'ların, 'olmuyor inan,
çok uğraştık ama olmuyor lara dönüştüğünü gördüm.
kelimeler meğer ömürlükmüş.
onu da tükettiği diğer her şey gibi, tüketiyormuş insanlar...
meğer sonsuz olan hiçbir şey yokmuş.
kim ne kadar çok kelimeye inanırsa, o kadar çok mutsuz olu-
yormuş...
Sizin hiç babanız öldü mü?
Benim bir kere öldü kör oldum
Yıkadılar aldılar götürdüler
Babamdan ummazdım bunu kör oldum
Siz hiç hamama gittiniz mi?
Ben gittim lambanın biri söndü
Gözümün biri söndü, kör oldum
Tepede bir gökyüzü vardı yuvarlak
Şöylelemesine maviydi kör oldum
Taşlara gelince hamam taşlarına
Taşlar pırıl pırıldı ayna gibiydi
Taşlarda yüzümün yarısını gördüm
Bir şey gibiydi bir şey gibi kötü
Yüzümden ummazdım bunu kör oldum
Siz hiç sabunluyken ağladınız mı?
Kimdir bilge kişi?
Nerede gizlidir bilgelik?
Ellerinizi gökyüzüne açarak dua ettiğiniz Tanrı’da mı? O mu verecektir size bilgeliğin sırrını?
Oysa el açtığınız Tanrı içinizde oturur. İçinizdeki kutsal ruh her şeyi görür ve bilir. Eğer insanda övülmeye layık olan bir şey varsa işte bu, o kutsal Ruhtur.
Ruhun yanına bir de arkadaş lazımdır.
Ne mi o?
Akıl…
Kutsal ruh ve yetkin akıl…
İşte bilge insanın takip etmesi gereken doğru yol.