...ama yeter, daha fazla konușmayayım. Sözcükler gizli saklı anlamı zedeliyor, dile getirilen her șey o an değișiyor biraz, biraz çirkin, biraz aptalca niteliğe bürünüyor...
“Biliyorum. Bana tutku verecek herhangi bir şeye ya da kimseye artık rastlamayacağımı biliyorum. Birisini sevmeye kalkışmak, önemli bir işe girişmek gibidir, bilirsin. Enerji, kendini veriş, körlük ister. Hatta başlangıçta bir uçurumun üzerinden sıçramanın gerektiği bir an vardır. Düşünmeye kalkarsa atlayamaz insan. Bundan böyle artık bu gerekli sıçrayışı yapamayacağımı biliyorum.”