Puan vermedi·128 syf.··
2026 35. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 20:52
Benim için anlamlı ve hüzünlü bir son oldu. Çaylak ile Filozof geçen sene bu zamanlar hayatıma girdi. Psikolojik olarak zor bir dönemden geçerken onlar bana çok güzel arkadaşlık ettiler. Çaylak ile birlikte sorular sorduk, anlamlar aradık; Filozof bize ufkumuzu açan örneklerle çok güzel cevaplar verdi. Ben onları çok sevdim. Hayatımdaki bütün çocukların onları tanımasını istiyorum. Daha doğrusu bütün sevdiklerimin onları tanımasını istiyorum. Çünkü bu seri yalnızca bir çocuk kitabı serisi değil. Bu seri varlığın anlamını güzel bir hikâyeyle öğreten çok faydalı bir seri. Okuyana mutlaka bir şeyler katacaktır. Kitaplığımın baş köşesinde olacaklar artık, sevgili arkadaşlarım Çaylak ve Filozof. Ara ara yine onlarla oturup sohbet edeceğim. Yine bana iyi gelecekler. Böyle bir kitap yazarak bize bir şeyler katmaya çalışan ve bence bunu çok güzel başaran Özkan Öze'ye çok çok teşekkür ediyorum. Benim yıldızlı yazarlarımdan biri oldu kendisi.
Çaylak ile Filozof 10Özkan Öze · Uğurböceği Yayınları · 202668 okunma
Sterilize Bir Çağa Başkaldırı: Yolda
9/10
·360 syf.··
2026 37. kitabı
Yol; ucu bucağı bariz, istemsiz sonlara kadir olan bir arayıştır. Esas olan da yol değildir zaten, esas olan yolun bünyelerde neden mana kazandığı sorusudur. İkinci Dünya savaşının psikolojik tahribatını, toplumsal kalıntılarını enkaz misali ortadan süpürerek kaldırma gayesine kapılan insanoğlu modernizim perdelerine sarınmış, binlerce farklı gayenin, milyonlarca farklı figürün sahnelediği oyunlarla insanı ve insanlığı eylemekle meşgul olmuştur. Lakin bu bir kazanç değildi, kaybolan kuşakların doğmasıydı. Halihazırda insanlığın var oluşuyla eş değer bir şekilde sorulmaya başlayan sorulara bazı cevaplar aradık durduk. Biz kimdik? Savaşta zayiat olacak, kağıtta birer rakama dönüşecek kadar kendimizden feragat etmiş miydik? Anlamı yitirmiş miydik? Kerpiç evlerden, beton evlere; redingotlardan, smokinlere; anlayıştan, kavrayışlara geçtiğimiz modern çağlarda kendilerine sunulan amerikan rüyasından paçayı sıyıran bir grup gencin gerek hayata gerekse insana dair sorgulamaları eşliğinde bir sağa bir sola savruluşlarını okuyoruz. Özgürlük duvarları ardında basit tanımlamalar yapılırsa, kitabın mevcudiyeti ve sıkılmış, bunalmış, itilmiş insanların gayeleri hafifletici kavramlara maruz kalmasın isterim. Bu yolculukta kahramanlardan birinin dingin gözlemciliği ile diğerinin freni patlamış, saf yaşam enerjisi birbirine eklemlendiğinde ortaya çıkan şey, modern zamanın sterilize edilmiş 'mutluluk' vaadine atılmış en sert tokattır. Onlar için yol; bir yerden bir yere gitmekten ziyade, varoluşun o uçucu ve yakalanması imkansız anını, bir sigara dumanında ya da çalınan bir caz notasında yakalama çabasıydı.   Kerouac'ın bu metni, rotası belirsiz bir harita gibi; okuyucusunu kendi hakikatine giden o yolda, elindeki tüm sıfatları ve tanımları geride bırakmaya davet eden bir
YoldaJack Kerouac · Siren Yayınları · 20161,989 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
7/10
·120 syf.··
2026 62. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 13:48
Melih Cevdet Anday Mikado’nun Çöpleri Eserde; kucağında bebeği ve gidecek yeri olmayan bir kadın, bir kış gecesinde yoldan geçen bir erkek ile karşılaşır ve erkek, kadını evine davet eder. Konuşma ihtiyacında olan bu iki karakter de o geceyi birlikte sabaha erdireceklerdir. Değindikleri konuları, yaptıkları çıkarımları ve daha nicelerini duymaya ve dinlemeye davet ediyorlar okuru. • KADIN: ... Çünkü bir insandım yalnız başıma iken, buraya gelince bir konu oldum. Siliniverdim. Bir hiç yapıp çıkardınız beni. Vücudum bile küçüldü sanki, küçüldü, küçüldü, kilimin altına girecek kadar, pire kadar küçüldüm. (Sayfa 36) • ERKEK (merakla): Yani bu sahne daha önce de geçti mi? KADIN: Hiçbir sahne aynen geçmez elbet. Değişe değişe geçer. (Sayfa 47) • Kaçacak yerim yok ki... Dapdaracık oldu dünya... Tek ayak üstünde bile duramam artık... (Sayfa 51) • ERKEK: Rastlantı demek istiyorsun. Rastlantı yok bu dünyada, yok. KADIN: Öyleyse ne bu? ERKEK: Aradık birbirimizi. (Sayfa 51) • Düşünüyorum düşünüyorum, bulamıyorum. Her şey karmakarışık, hiçbirinin içinden çıkamıyorum. Ne yapacağım ben? (Sayfa 58) • KADIN: Sevginin kökünü kazımışsın içinde... Sade yalnızlığın için çalışmışsın, büyük duvarlar örmüşsün çevrene ama sonra bir de bakmışsın ki duvarların içinde kimse yok. (Sayfa 96) • ERKEK: Gözlerinin içinde bir deniz görüyorum. (Sayfa 101) • Bir gün az kaldı mutlu oluyordum. (Sayfa 109-110) Okurken bazı şeylerden şüphe etmeme ve bazı şeyleri de sorgulamama sebep oldu bu tiyatro eseri. Tiyatro okumayı özlediğimi hissettirdi bana. Buraya kadar okuduğunuz için teşekkür ederim.
Edebiyat
Mikado’nun ÇöpleriMelih Cevdet Anday · Everest Yayınları · 20212,038 okunma
Beyaz Geceler
5/10
·208 syf.··
2026 9. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2026 11:39
"Gökyüzü öyle yıldızlı,öyle berraktı ki,onu gören kendine sormadan edemezdi: Nasıl oluyor da böyle bir göğün altında türlü türlü suratsız,kaprisli insan yaşayabiliyor?" Hikaye söyle bir cümleyle başlıyor ve insanı derinden sorgulatıyor. Düşünüyorum da her şey değişiyor fakat dünyanın neresinde olursanız olun hisler aynıdır,değişmez. Tıpkı yazarın bu cümlesine herkesin hak vermesi gibi. Elimizde hayalperest bir erkek karakter var. Umut dolu,iyi niyetli fakat her iyi niyetli gibi bahtsız bir karakter ki kadın karakterimiz Nastyenka tarafından hayal kırıklığına uğratılıyor. Evet yaptığı acımasızlık ve belki de ihanet çünkü acısını bastırmak için başka birini kullanan bir karakter yine de erkek karakterin bunları bile bile aşık olduğunu da göz ardı edemeyiz. "Tanrım! Bir anlık mutluluk! Koskoca bir ömürde az şey mi?" Çok şey anlatan bir cümle de önemli olan anlamak çünkü o kadar elindekiyle yetinmeyi bilmeyen insanlar haline geldik ki kaybettiklerimizi suçunu hep başkalarında aradık, kendimizde değil. Kitap hakkındaki incelemelere baktığımda neredeyse herkesin sadece beyaz geceler hakkında yorum yaptığını gördüm. Diğer hikayeler yokmuş gibi. Linçlenmeyeceksem genel olarak hikayeleri beğendiğim söylenemez. Okuduğum her sayfada "Bunlar ne yaşıyor ya? Ben ne okuyorum şu an?" Demekten kendimi alamadım maalesef. Yani sorun ya bende ya başkalarında anlamadım pek. Belki yazarın kalemini anlamak için daha fazla kitabını okumalıyım,bilemiyorum.
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024102,4bin okunma
8/10
·320 syf.··
2026 13. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2026 08:00
Sevgili Martha… Bizi kendi hayatının içine alıp götürdüğün yetmezmiş gibi bir de senin beyninin içinde ki ses olabilmemizi başardın. Seninle beraber büyüdük. Evlendik. Senin çıkmazlarında bizde kaybolduk. Ve seninle beraber bizde bir umut ışığı aradık. Bazen bu kadının derdi ne? Diye geçirdim içimden. Kişisel hayatımda ne kadar olumsuz olaylar yaşamış olsam da günün sonunda kendime bir umut ışığı bulabilmem çok kolay olur. Senin için bu neden zor? Diye düşünürken aslında bunun bir seçim veya tercih değil bir hastalıktan ötürü olduğunu okuyunca taşlar yerine oturdu. Zaman zaman bu kadının bir amacı yok bebeği olsa ne kadar mutlu olurdu aslında neden istemiyor keşke cesaret edebilse diye derken buldum kendimi… Halbuki her kadın gibi sende bunu çok istemişsin... sana bu konuda cesaret vermediği için de Patricki hiç affedemeyeceksin biliyorum. Herkes olduğu rolünde iyi olmaya çalışıyor ben bu konuda Patricke de hiç kızamıyorum. Nihayetinde babanın kütüphanesinde tozlu kitapları avuçlarının içinde olduğunu okuduğum an dedim ki “işte bu!” Kitaplar sana iyi gelecek. Kitaplar herkese iyi gelir. Kitaplar olmasa hayat bu kadar da çekilecek bir yer olmazdı kanımca.. Keder ve Mutluluk kitabına 10/10 vererek mükemmel bir kitap demem yalan olur. Naçizane fikrim abartılmış bir kitap olmasına rağmen 8/10 hak ediyor. Ağlayan arkadaşları selamlıyorum benim kalbim neden bu kadar katılaşmış onu çözmeye gidiyorum.
Keder ve MutlulukMeg Mason · Timaş Yayınları · 2023831 okunma
Sorunumuz yoktu ama Komachi ile tanışmak çok iyi geldi :)
Puan vermedi·224 syf.··
2026 62. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2026 18:33
Bu tatlı kitabın Aradığın Şey Kütüphanede Saklı okumasını ve incelemesini , yine çok tatlı bir arkadaşım olan ✯Bellisperennis✯ yapmak çok iyi denk geldi :) aşağıda her ikimizin de ayrı ayrı incelemesini bulabilirsiniz ; ✯Bellisperennis✯ incelemesi: Öncelikle bu kitabı canım Zeynep’imle Zeynep okumak benim için tarifsiz bir mutluluktu. Sayfaların arasında bazen birlikte kaybolduk, bazen aynı cümlede durup uzun uzun düşündük. Sanki elimizden tutup bizi başka bir yere götürdü bu kitap… Birlikte o tılsımlı Kütüphanenin koridorlarında dolaştık, rafların arasında kendimize ait o kitabı aradık. Bulabildik mi, hâlâ bilmiyorum. Ama içimde güzel bir his var; belki bir gün hepimiz, tam da ihtiyacımız olan kitabı bulacağız. Bu kitap aslında beş farklı hayatın, beş farklı kalbin hikâyesi. Birbirlerinden çok farklı görünen insanların ortak bir eksiklikte buluşmasını anlatıyor. İşinden yorulmuş genç bir kadın, hayalleriyle gerçekleri arasında sıkışıp kalmış bir adam, annelikle kendi hayatı arasında bölünen bir kadın, yaşamın yükünü omuzlarında hisseden yaşlı bir adam… Hepsi bir şekilde o büyülü kütüphaneye uğruyor. Belki de farkında olmadan, kaybettikleri parçalarını arıyorlar. Ve kitap boyunca insan şunu hissediyor: Bazen aradığımız cevaplar çok uzaklarda değil… Belki bir satırın arasında, belki çevirdiğimiz bir sayfada, belki de uzun zamandır susturduğumuz kalbimizin içinde saklı. Ben bu kitabı gerçekten çok sevdim. İçimi sıcacık yapan, bitince bile etkisi uzun süre geçmeyen, bana kendimi yalnız hissettirmeyen çok özel bir kitaptı. Bazı kitaplar okunup biter, bazılarıysa insanın kalbinde küçük bir iz bırakır ya… İşte bu kitap benim için tam olarak öyleydi. Yazarın diğer kitaplarının da çevrilmesini sabırsızlıkla bekliyorum. Çünkü onun kaleminde insana iyi gelen, yavaşça kalbe dokunan çok özel bir şey
Aradığın Şey Kütüphanede SaklıMichiko Aoyama · Domingo Yayınevi · 20244,739 okunma