Eğer psikiyatri insanın kendi çevresine yabancılaşmasına izin vermeme iddiasındaki tıbbi uygulamalar bütünüyse, kendi ülkesine tamamen yabancılaşmış Arap'ın, mutlak bir benlik yitimiyle yaşadığını söylemeliyim.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
1428 Sarsmadan yürüyen Arap atından inip
Eyersiz bir ağaca bineceksin pişman olup
1429 Bunları düşünerek ölüme hazırlan
Kara yer altında pişman olma yarın
Cuma süresi Medine döneminin son
yıllarına doğru nazil olmuştur. Oysa henüz Resülüllah Medine'ye hicret etmeden önce, buradaki Müslümanlar Cuma namazı kılıyordu. Aslında kılınan namaz, öğlen namazıdır ve diğer günlerdeki öğlen vaktinde kılınan namazdan hiçbir farkı yoktur. Onu diğer günlerdeki öğle namazlarından farklı kılan tek şey, Arap
geleneğinde toplanma günü olarak bilinen ve belli bir kutsiyet atfedilen Cuma gününde daha kalabalık bir
cemaatle kılınıyor olmasıdır.
Evrende aslolan hayırdır. Şerrin varlığı, hayrın bilinmesi ve kullar için bir tercih unsuru olması içındir. Şu halde şer, nihai olarak hayır için vardır. Şer gibi gözükenler aslında hayra hizmet ederler. "Serde birçok hayır vardır." (Inne fi's-serri hiyâren) şeklindeki bir Arap vecizesinde olduğu gibi "Her şeyde bir hayır vardır." veya "Bunda da bir hayır vardır." gibi günlük dilimize yerleşmiş bulunan ve genellikle olumsuz durumlarda teselli için sarf edilen cümleler bu hakikatin toplum vicdanında da özümsendiğine işaret etmektedir
Arap nüfusun çoğunlukta yaladığı bölgelere sakalsız vali gönderilmemesi
gibi bir uygulamanın bulunduğu dönemde Cemal, Bağdat’a gittiğinde bıyıklıydı. Bağdat’a gittikten sonra halk üzerindeki etkinliğini
artırmak için sakal bıraktı. Bu tutumu dönemin Babıâli geleneklerine bağlı kalma isteğinin önemli bir göstergesiydi.