O halde sana ait olan bu ufak zaman diliminden doğayla uyum
içinde geç ve memnuniyetle tamamla yolculuğunu. Tıpkı olgunlaşan bir zeytinin, düşerken kendisini yaratan doğaya ve üstünde büyüdüğü ağaca şükran duyması gibi.
"Hepimizinki günübirlik hayatlar; hatırlayanın, hatırlanandan farkı yok. Hepsi geçici. Hem anılar hem de onların nesnesi. Her şeyi unutmuş olacağın günler kapıda, her şeyin seni unutacağı günler yakın. Bil ki çok geçmeden hiç kimse ve hiçbir yerde olacaksın?
Ah, bana toprak ver, yıldızlı gökyüzünün altında geniş topraklar
Beni tel örgülerin ardına hapsetme
Atımı, sevdiğim vahşi kırlarda sürmeme izin ver
Beni tel örgülerin ardına hapsetme
Bırak kendim gibi olayım, akşam melteminde
Ve dinleyeyim kavakların mırıltısını
Beni sonsuza kadar sür istersen ama senden ricam
Beni tel örgülerin ardına hapsetme