Nerdesin yarasa etkisinden Kurtaran kesin belge Nerdesin zeytin uygarlığı Durmadan içinde çıban yıkanan Zülküfül ırmağı Kurtuluşu yok bir çıban Gelir yakalar insanı insan çıkarken çocukluktan Bir çıban ki doğu demek yel demek Bir çıban ki annelerin bir _işi de bu demek Bir çıban ki ilk aşkla birlikte gelir gider Bir çıban ki ilk aşk gibi yer eder Aşkın göğdeye vurmuş gölgesi sanki Sanki kiraz sanki nar lekesinin bereketi Evlerden çıkıp ona saldırdılar Onu bir ölüm muştucusu sandılar Bacaların üstüne tünemişti yarasalar Güçlü bir zafere yaklaşmıştılar Taha bu ilk tepkide ilk hücumda Yarasaya kör olan Bir linçten zor kurtardı kendisini Doktorun karşısında Doktor bir kavisim var bir kavisim Geçert"günden beri bir kavisim var Ondan bir akıntı mıdır yarasalar Bir kavis önünde linç mi demek kurtarılacak bir kent ki Yeşil bir toprak selameti Bir kabrin bir cihanlık cömertliği cesareti Kitaplardan kitaplara Atılarak erişilmiş bir saygı saati Bir kırağı yaprağında son direniş çiçekleri
Şiir
"Ne gibi biliyor musun, ne gibi / başkası okurken sesini bulamadığında azalan şiirler gibi / denizin altında gizlice el değiştiren ırmaklar gibi / el yazılarının birbirine karışmasından zamanla oluşan aşk gibi."
Şiir
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Ne tuhaf ,insan birini sevmeye başladığında,dünya yaratıldığı günden beri hayatındaymış gibi geliyor.
Sayfa 24 - Doğan yayınları·Kitabı okuyor
Alıntı
ve şöyle diyor: "Bak Hans, bunu görmen lazım!" Şimdi de ben yanaşıyorum, fakat ben oturur oturmaz, tam başımı alete eğmiş sonsuz uzaya bakarken, o sırada öteden bir ses geliyor, uzak boş fezadan, tek başına inleyen bir ruh haykırıyor, beni çağırıyor, huzur bulamamış bir ruh. Dehşete düşüyorum, korkunç bir şey, orada soğukta, kalbim daralıyor, damarlarıma buz gibi bir his hücum ediyor, belki de sadece içimde duyuyorum, ama gayet belirgin, yürek parçalayıcı bir ağlama var, çocuk ağlaması gibi, bir ölünün ağlaması, bizzat benim ağlamam; gözlerimin önünde bir şeyler titreşiyor, yeşil ve kırmızı daireler görüyorum; büyük, yeşil, altın bir çark titreşiyor camda, benim beynimin içinde mi yoksa uzak bir güneşte mi; Sirius'a inancım var, belki orada hayat var, benden bir şeyler şimdi ta orada, orada gördüğüm şey benim bir parçam, bir zamanlar burada eski Mısırlılar vardı, o zamanlar ben henüz dünyada bile değildim, geçmişi görüyorum, gözlerimle görüyorum, ışığın buraya ulaşabilmesi için çok zaman gerekiyor, belki gerçekte çoktan söndü, bilinmez, ben de böyle bir ışığım, belki ben orada, uzaklarda çoktan ölüyüm ve soğuk uzayı aşarak kendi kendimi çağırıyorum, aslında ben kendime sesleniyorum, kendi kendimi görüyorum sadece ve belki orada bile değilim...
Sayfa 49·Kitabı okuyor
güz güneşi geldi gidiyor işte inanır mısın hüzünlü bir aşk gibi insanın bir mendil bile kalmıyor elinde
Sayfa 625 - Çorba·Kitabı okuyor
Bir güzel sözün altın gibi yada aşk gibi her şeye gücü Yeter.