Cennetin cehennemden yalnızca sanal bir çizgiyle ayrıldığı söylenir. Kendinden geçercesine mutlu olmak ve umutsuzluk "Doppelganger"dir, yani ruh ikizleri. Aşk kapısız ve penceresiz bir hapishane olabilir; insan girip çıkmakta serbesttir ama hangi beklenti uğruna? Şafakla özgürlük de gelebilir, dehşet de. İnsanın sırtında deli gömleği varsa aklın bir yararı olmaz.
kerem : sen tenimdeydin, terimdeydin, terimlerimdeydin şule!
benimdin, benim olan derinimdir!
elimdeki bu tabanca — ki beni bir tek o
merhamete boğabilir sanıyorum
kim bilir —
sanki bilinçlenmiş, aşka gelmiş dev bir karınca gibi
göğsüne eritilmiş kokinalar taşıyacak birazdan
çerçevesiz bir güneş yapıştıracak alnına sahici
coşkulu, uykulu ve çalıntı, hasta bir yazdan!
sen! beni terketmenin mors alfabesi
sen! beni, seslerle aldatmanın canlı hevesi
sen! ağzın kurak bir nisandır
davranışların “pepino di capri” psikolojisi
sen! hapishane avlusu omuzlarınla
sürekli dinçsin. biz, farkındaysan, sürekli güçlüyüz..
birincisi beklentiler, bir sen, bir de ben! kıpkırmızıyız..
kımız gözlerimizle hayata gözcü bir üçlüyüz!
sen! hey! kurşunumun kadını!
vuracağım seni şule! ah ulan, vuracağım seni bu gidişle ve inan olsun — inadına
parmaklarımı parçalaya parçalaya
parmak çocukların kaderlerine yazacağım adını!
otuz iki dişiyle birlikte kıracağım esareti
ah şule! bir tanem! bin tanem! gitme! kal!
benimkisi yalnızca
kafesteki yaşlı aslanın çürük cesareti!
şule : durma! çek tetiği!
ben kendi kendimi gömerim gerekirse..
mezarım! taştan! yüreğim! mermer!
gölgelerin içinden sıyrılıp da gelen
"Ve bil diye söylüyorum, seni kurtarılmaya ihtiyaç duyan bir kadın olarak görmüyorum. Senin kadar güçlü biriyle daha önce karşılaşmadım. Sadece on yıldır bu rezalet yerde hayatta kaldığın için değil, aynı zamanda etrafındakilere hizmet verebilmek için kendi ihtiyaçlarından defalarca feragat ettiğin, hatta -ve özellikle- senin yardımını istemeyenlere bile bunu yaptığın için. O yüzden haklısın, senin mücadeleni senin adına vermeme ihtiyacın yok." Bir adım daha yaklaştı, lafını bitirirken sesi boğuklaşmıştı. "Ama eğer izin verirsen, sen o mücadelelerle uğraşırken yanında duruyor olmak isterim."