313- Mademki insan yüzlü birçok şeytan vardır. O halde, her ele el
vermek; yani intisap ve biat etmek caiz değildir.
Hazreti Mevlâna (ks) salike, mücahedenin lüzumlu ve mücahede için emriyle
amel edilecek bir mürşidin elzem bulunduğunu beyan eyledikten sonra, o mürşidin kâmil ve mükemmil bulunması lüzumunu da söylüyor.
İnsan suratlı şeytanlar, yani insan şeytanları olduğu için, dervişlik kisvesinde ve şeyhlik davasında bulunan her şahsın eline el verilmenin, yani biat edilmenin doğru olmadığını bildiriyor.
Cenab-ı Hakk, Habib-i Ekrem’ini “Vesvas-i Hannas” olan şeytanın şerrinden
Allah’a sığınmaya memur etmiş, o vesvasın hem şeytan, hem insandan olduğunu da:
ARAPÇA, Sure Nas ayet 5-6
“Gerek cinden, gerek insandan (olsun) (o şeytan) insanların göğüslerine
daime vesvese verendir” ayeti kerimesinde beyan buyurmuştur.
Hazreti Mevlâna, böyle saf kimseleri avlamaya çalışan şeyh taslaklarını
kuşbazlara benzeterek, diyor ki:
314- Çünkü kuşu aldatıp tutmak için, avcı ıslık çalar ve kuş gibi ötmeye
çalışır.
315- O kuş, hemcinsinin sesini işitince, havadan iner ve tuzağa tutulur. Malumdur ki kuş mevsiminde, bir takım kimseler dikselerini, ökselerini yerleştirirler, kapancalarını kurarlar, bir kenara çekilirler, kuşların geçmesini beklerler.
Kuşlar geçerken de saka kuşu gibi, İskete kuşu gibi, Florya kuşu gibi ötmeye uğraşırlar. O sese aldanıp da kümeden inen kuşlar, ökseye yapışırlar, kapancaya tutulurlar.
İşte hakikaten şeyh olmadıkları halde, o kisveye girip de irşat davasına kalkışanlar, bir takım safdilleri yakalamaya çıkmış insan avcılarıdır.
Dikseler, ökseler, kapancalar, ıslıklar nasıl kuşbazların av aletleri ise, açlar, hırkalar, kemerler, tespihler, şişler, topuzlar, hatta ezberleme yahut tekerleme bazı sözler de taslaklarının av aletleridir. Yunus Emre (ks),