Seni, gülüşü gül olup da açan kız Uzandığım her kapıda yüzümü saran esinti Seni, yürüyüşü yağmur, kokusu nergis Seni, turuncu düş, seni deniz mavisi ...
''... günün birinde bir adama tesadüf edersiniz ki, sizin saadet ve istikbalinizi kendi sevdasına feda edecek; nazlı, nazik Suzan'ın kapıda satıcılarla alışveriş etmesine, güzel ellerini ev işleriyle incitmesine tahammül edebilecek... O adamdan şüphe ediniz. O, hodkam bir sefildir ki, sizi sevildiği kadar sevmiş olsaydı, saadetinizi eliyle kurban etmeyecekti. Biraz daha mağrur, yüksek feragat göstermesini bilecekti.''
Alıntı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Sigaraya 13 yaşında Bahriye Mektebinde başladım. Bulunmasının en zor ve cezasının en ağır olduğu yerde... Kapıda binbir gözcü, helâ avlusunda içiyoruz. Bazı sigara bulamayanlar, içenlerin koyuverdiği dumanları yutarak avunmaya çalışıyorlar. Müdür Beyin sert tenbihlerine rağmen zabitlerden bu işe pek aldıran yok... Lâkin en ziyade geceleri nöbetçi bir kürt hademe var ki, peşimizi bırakmıyor ve bizi idareye haber vermekle korkutuyor. "Kalemini keskin bir kılıç gibi keskinleştiren eylem ve fikir adamı Necip Fazıl'a, o tütün dumanı hiç yakışmıyor."
Gittin mi? Ben şimdi yalnız mıyım? Duvarlar üzerime yıkılıyor, yüzümde parçalanıyor aynalar, resim çerçeveleri. Tarifi mümkün olmayan bir boşluk içindeyim. Gözlerim kapıda, belki yine gelirsin diyorum. Uzaktan ayak sesleri geliyor. Sen değilsin gelen biliyorum, ama yine de bir ümit var içimde vazgeçemediğim.
Duygularım beni zehirliyor, bunu kimse bilmiyor. İyileştim dediğim anda yeniden kanımı bulandıran lanetli bir döngüye hapsoldum ve bu sonsuzluk çemberi ölümden daha zor. Zerre kadar duygu kalmasın isterdim her yandan kuşatılmış zayıf kalbimin içinde. Keşke bir karanlığın orta yerinde öylece unutulup kalsaydım. Beklenenden erken gelen misafir gibi kapıda beklerken ölüm, alelacele saçlarımı tarayıp güler yüzle buyur etseydim içeri. Oyalanmak için bir sebebim yoktu. Böylece hep genç kalsaydım, hep masum. Oysa şimdi kırık dökük bir yazgım var.
Ayrılık Provaları
### I. olmadım! dağların sabrına sığındığımdan beri olduğum yok artık benim. bulamadım, taş neden yüzünü döndü bana ne söyleyecekti eğilip baktığım su rüzgâra kapılmış sağrısı o atın bana ne dileyecekti? âh ki durmadım dünyada soluklanmak için. koyun koyuna uyuduğumuz tepedeki çimenlikten beri çok vaadiyle dünyanın çok gözler gelip geçti canımdan ama olmadım! hepsi birdi sevgilim nasılsa sonunda hepsi birdi. ### II. filizkıran fırtınasıydı hayatım! iyi hatırla! kimin yüzüyle gelmiştin bana bir begonvil, bir serçe, bir sabah ıslığı kimin yüzüyle hayatım? ayrıldığımızda kimdik şimdi hangi gövdenin içindeyiz küçük bir çıngırak çalarken sabahları.. bağışla! bazı zamanlar unutuyorum yola uzun bakmayı. bazı şarkılardan geçmeyi örneğin: