Stefan Zweig 'ın (*Die Liebe der Erika Ewald*), psikolojik derinliği ve melankolik üslubuyla öne çıkmaktadır.
Konu Özeti
Genç ve yetenekli bir kemancı olan Erika Ewald, Viyana'nın sanat
•Yapay İlişkiler ve Modern Aşk:
Oyun, aşkın içtenlikten uzaklaştığı, tüketim kültürünün bir parçası haline geldiği bir dünyada, karakterler gerçek duygularla yüzleşmekte zorlanır.
• Kadın Dayanışması
Yanılmıyorsam, Türk roman tarihinin ilk psikolojik karakteridir. Köy romancılığının yoğunlaştığı 50-60'lı yılların arkasına dizilen bir başka roman. "Kahramanlar" kuşağını altüst eden bir yaklaşım.
Zebercet'ten bir "kahraman" olur mu? "Hayatım roman olur." diyenlerin antitezi. "Hayatımdan bir bok olmaz." diyenin, kendisine yarattığı aşkın başlayışı, bitişi ve hayatı bitirişi…
Roman karakterleri ne kadar da silik, gelip geçiyor sayfalardan. Bir soylunun "sigara parası"na çalışan ve hayatı bir otel girişinde geçen Zebercet'in belki de hayatında tek yaptığı anlamlı şey: Birisini beklemek. Elbette gelmeyecekti, elbette sonunda kendisini asacaktı. Ama donukluktan artık sıkılmıştı; ortalıkçı kadının üstündeyken uyumasından da sıkıldı, onu boğdu. Hayat bir kasabada nasıl geçer…
Bu romanın biçimselliğinde ise bazı gariplikler var. İlk iki sayfada parantez içine açılan parantezlerle anının, anısının, anıları üzerine pencereler kat kat açılırken -ve okumak büyük bir keyifken- birden bu üslup bırakılıveriyor. Sonraki yedi sayfada da alt başlıklar var. Romandaki tüm kişiler, mekânlar ve varlıklar tanıtılıyor ve birden bu üslup da değişiyor. Atılgan'ın bu romanı yazmaya başlarken kafasında ne vardı bilinmez ama değişken biçimler şaşırtıcı.
Eylül, Mehmet Rauf’un (1875-1931) en önemli eseri ve Türk edebiyatının ilk psikolojik romanı olarak kabul edilir. 1900’de Servet-i Fünun dergisinde tefrika edilmiş, 1901’de kitap olarak
İclal Aydın Ahh bu nasil üslup, bu nasil güzel betimleme... Kitap bitene kadar her seyin icinde ben de vardım. Her olayda her anı da. Sanki elimi uzatsam birinin omzundan tutacak gibiydim. Bu romanin diziye uyarlamasi izlenirdi evimizde, oradan hatrliyorum karakterleri ve kitabi okurken o karakterlerle okudum. Özellikle Dönüş ve Serdar... Aşkın beklemek oldugunu, sevince yerine oyle herkesi koyamayacagini gosteren, yillara inat birgun yeniden birlikte olan guzel aşıklar. Ailenin önemi ve sicacik atmosfer de cabası.