Evet; hayretler ve dehşetler içinde görüyoruz ki, Allahın hidayet lûtfuna malik, âdil Türk hâkimleri sayesinde bizi kanun yolile tepelemek imkânı kalmayınca, mitingler tertiplediler; mitingler güme gidip Türk Gençliğinin bize ne nisbette bağlı olduğu büsbütün belli olunca, her türlü tehdit ve teklif bütün şekilleri ve unsurlarile faydasız kalınca, şimdi iş, doğrusu bugüne kadar asla hatırımıza gelmemiş bir yola döküldü: Her köşe ve bucağa girdiğimizi bildikleri için, her köşe ve bucaktaki ajanlarile, güve gibi şöhret ve mâna kumaşımızı yiyip bozmak, bizi olduğumuzun ve oldurmak istediğimizin zıddı göstermek, kulaktan kulağa fısıltılarla itibar ve tesirimizi, gizli gizli baltalamak...
Sayfa 51 - (12 Ağustos 1949, Cuma Büyük Doğu Dergisi s.: 23)·Kitabı okuyor
Alıntı
Şri Bhagavăn konuştu
11. Kederlenmeyecek kişiler için kederleniyor ve bilgece sözler söylüyorsun. [Oysa ki] bilge kişiler ne yaşayanlar ne de ölüler için kederlenirler. 12. Aslında benim olmadığım, senin ve bu kralların olmadığı bir zaman hiç olmadı; bundan sonra da hepimiz bütün zamanlarda var olacağız. 13. Ölümlü bedenimizin ruhu nasıl çocukluk, gençlik ve yaşlılık çağında dolaşırsa, ruh da yeni bir beden arar, bu konuda bilge kişi kuşku duymaz. 14. Ey Kaunteya, duyular dünyasından sıcaklık ve soğukluk, zevk ve acı gibi şeyler gelir. Bunlar gelip geçicidir, bunlara değer verme, ey Bharata! 15. Ey büyük insan, bilge kişi için zevk de acı da birdir; ikisi de onu etkileyemez. O kişi ölümsüzlüğe lâyıktır. 16. Gerçek olmayan asla yoktur ama gerçek olan hep vardır; bu ikisinin gerçeği, onu görebilen kişilerce kavranmıştır, 17. Şunu bil ki herkesin içinde bulunan öz ölümsüzdür; hiç kimse ona bir son veremez. 18. Ölümlü olduğu söylenen bu bedenler, aslında dayanıklı, yok olmaz ve ölümsüzdür, o nedenle savaş ey Bharata! 19. Birisi öldüren diye diğeri de ölen diye düşünse, ikisi de doğru düşünmüş olmaz; çünkü o ne öldürür ne de öldürülür. 20. O doğmamıştır, ölmez, bir şeyden olmamıştır ve hiçbir şeye dönüşmez. O daimidir, ölümsüzdür, kadimdir; o, beden ölse bile öldürülemez. 21. Pārtha, onun doğmamış ve ölümsüz olduğunu, hep var olan, hiç yok olmayan olduğunu bilen kişi, nasıl olur da onun öldürülebileceğini veya ölebileceğini düşünür? 22. Bir insanın eski elbiselerini bırakıp yenilerini giymesi gibi, ruh da ölümlü bedeni bırakır ve yeni bir bedene girer. 23. Silahlar onu kesemez, ateş onu yakamaz; sular onu ıslatamaz, rüzgârlar onu kavuramaz. 24. Bu kesilmez, yanmaz, ıslanmaz ve kavrulmaz olan şey süreklidir, her yere gider, sabittir ve ölümsüzdür. 25. Bu görünmez ve kavranmaz, bunun her zaman
Sayfa 39·Kitabı okudu
Reklam
Günümüz dünyası asla tatmin olmayan insanların ürünüdür.
Yetişkinlik, hakikati artık inkar etmemektir; bastırılmış acıları hissetmek, bedenin duygu seviyesinde hatırladığı hikayeyi bilinçli olarak kabul etmek ve bastırmak yerine o hikayeyi birleştirmek demektir.
Sayfa 91 - Okuyanus·Kitabı okuyor
Alıntı
"Toprak bol ama" diye düşündü, Bakalım Allah üzerinde yaşamama izin verecek mi? Mahvoldum, bittim ben! Asla yetişemeyeceğim!
"İşte bunun için hastalığı asla affetmeyeceğim, diye tekrar edip duruyorum içimden. Onu asla affetmeyeceğim. Bir insanın canını onu aşağılamadan da alabilirsin. "
Sayfa 37·Kitabı okuyor
Alıntı
Reklam
Reklam