Bir kapının üstünde: "Giriniz. Kendimi astım." Girilir, yazılan doğrudur. (O "ben" diyor ama artık "ben" değildir.)
Sayfa 108
Göğü kapatabilirler, bizi üstümüzden kilitleyebilirler, dişlerimizi ciğerlerimize geçecek şekilde iki büklüm oturtabilirler, fakat zamanı durdurabilirler miydi? Sadece bu teselliye yapıştım; ve duvardaki «ah» lar, bildiğim bir levha astım hayalen: «of»lar, yazılar, resimler arasına, cihanın en derin sözlerinden bir tanesi ; «Bu da geçer yahu!..»
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Kilise kırılan çanlar camiler uzayan minare Renkli pencerelerden içeri giren ışık Kurşunu kıran mermeri yaran ışık Mum diken namaz kılan kalabalık Aynı tehlikede erimiş Heykel insan ve deniz Cambaz altından ip kaçırmak isteyen insanlık Ben ben ben bütün bunların dışına çıktım En soğuk sularda yıkanmış gibiyim En soy arap atlarına binmiş gibi İçimden bir aysberg geçiyor Eskimoları otobüs duraklarında aştım Liman eksilen parçalanan denizi tut kurutma Şehir kuruyan karıncaları topla Sıcakta kuruyan ağımın ortasında
Şiir
Acılar ülkesinin bütün dairelerini aştım da buraya geldim…
Gelin bir pazarlık yapalım sizinle ey insanlar! Bana kötü bana terkettiğiniz düşünceleri verin o vazgeçtiğiniz günler, eski yanlışlarınız ah, ne aptalmışım dediğiniz zamanlar onları verin, yakınmalarınızı artık gülmeye değer bulmadığınız şakalar ben aştım onları dediğiniz ne varsa bunda üzülecek ne var dediginiz neyse onlar boşa çıkmış çabalar, bozuk niyetleriniz içinizde kırık dökük, yoksul, yabansı verin bana verin taammüden işlediğiniz suçları da. Bedelinde biliyorum size çek yazmam yakışık almaz bunca kaybolmuş talan parayla ölçülür mü ya?
Alıntı
Ihlamurlar Çiçek Açtığı Zaman
Dilimde sabah keyfiyle yeni bir umut türküsü Kar yağmış dağlara, bozulmamış ütüsü Rahvan atlar gibi ırgalanan gökyüzü Gözlerimi kamaştırsa da geleceğim sana Şimdilik bağlayıcı bir takvim sorma bana - Ihlamurlar çiçek açtığı zaman. Ay, şafağa yakın bir mum gibi erimeden Dağlar çivilendikleri yerde çürümeden Bebekler hayta hayta yürümeden Geleceğim diyorum, geleceğim sana Ne olur kesin bir takvim sorma bana - Ihlamurlar çiçek açtığı zaman. Beklesen de olur, beklemesen de Ben bir gök kuruşum sırmalı kesende Gecesi uzun süren karlar-buzlar ülkesinde Hangi ses yürekten çağırsa beni sana Geleceğim diyorum, takvim sorma bana - Ihlamurlar çiçek açtığı zaman. Bu şiir böyle doğarken dost elin elimdeydi Sen bir zümrüd-ü ankaydın, elim tüylerine deydi Sevda duvarını aştım, sendeki bu tılsım neydi? Başka bir gezegende de olsan dönüşüm hep sana Kesin bir gün belirtemem, n'olur takvim sorma bana - Ihlamurlar çiçek açtığı zaman. Eski dikişler sökülür de kanama başlarsa yeniden Yaralarıma en acı tütünleri basacağım ben
Şiir