Ta ıssız boşluktaki en uzak yıldızlardan, insanın ayağının altındaki kum tanesinin on binlerce atomuna kadar her şeyin diğer her şeyle arasında bir bağlantı vardı.
Gelişimin sadece bir kuram değil, kabul edilmiş bulunan bir gelişim yolu olduğunu; âlimlerinde artık bunu kabul ettiklerini, aralarında sadece gelişim yöntemi üzerinde ayrılmalar bulunduğunu öğrenmişti.
Şimdiye kadar dünyayı, dünya olarak kabul etmişti, ama şimdi bu dünyanın kuruluşunu, madde ve kuvvetin hareket ve karşılıklı etkilerini anlamaya başlıyordu.
Duygular, hayatın kendi boşluğu içinde dolaşan hisleridir. Bu duygu denen hisleri şiir hâline getirip belirli kalıplar içinde anlatabilmek ise her babayiğidin harcı değildir.