“Yakınlık kurduğumuz kişilerle ilk temasımıza ilişkin ayrıntıları genellikle unuturuz; sanki onları hep tanıyormuşuz ve ezelden beri bizimle birliktelermiş gibi hissederiz.”
Değişen bir şey yok
“Çünkü şu an masumları yakalıyorlar ve suçluları salıyorlar.Yeni prosedür bu.”
Reklam
“Nefes alsa yeter”ci kitle:)
"Kadınlar işte, ne olacak! Mumu söndürdüğünde hepi aynı."
1K’ya diyor:)
“…fakat şimdi hepiniz romanlardan ya da Tanrı bilir nereden bulduğunuz isimleri kullanıyorsunuz…”
Diyarbakır
Bu akrepler payitahtı, gül şehridir, kahvehaneler şehridir Her adımda bir kahvehane... Ne kadar da çok! Yalnız bu kahveler başka şehirlerin kahvelerine benzemiyor. Bunlar başka türlü, çok şirin. Her kahvenin bir avlusu var. Çimen ekilmiş, güller donatılmış bir avlu. Avluda, güllerin yanında, havuzun başında dört karış yüksekliğinde masalar. İki karış yüksekliğinde, kürsü denilen, oturakları balıkçı ağı gibi iple örülmüş iskemleler... Karşılıklı oturulup kahve, çay içilir. Bazı kahveler çayı demlikle getiriyor. Bu kadar çok kahve! Kahveler tıklım tıklım dolu. Sebebini sordum, işsizlik, dediler.
Sayfa 10·Kitabı okuyor
"İyileşemiyorum iyi kalpli rahip," dedi, "çünkü hasta değilim, neysem oyum ve insan kendi olmaktan kurtulamaz."
Sayfa 101·Kitabı okudu
Reklam
Reklam