mesela bakınız, ben ümit kelimesinin aynı zamanda korku ifade ettiğini düşünüyorum, çünkü ümit. olması ve olmaması ihtimali olan bir şeyin, olacağını farz etmektir. fakat böyle bir faraziye o şeyin olmaması korkusu devam ettikçe mümkündür ve o korku nisbetinde kuvvetlidir. bütün zıtlıklar ve mesela hürriyetle esaret arasında da bir cevher birliği seziyorum. tereddütün ve tercih zaruretinin esaretinden kurtulmuş hürriyet var mıdır?
eğer insanın aradığı mana kendi icadı değilse, manaya mana veren kendisi değilse, bu, Allah‘ın hikmetinden başka nedir? bir zerresi insanın şuuruna dolan muazzam bir şuurun niyetinden başka nedir?