Dışkı aleyhimizdeki bütün delillerin sıkıştırılmış toplamıdır.
Puan vermedi·256 syf.··
2026 10. kitabı
Ömer Faruk'un "Bir Aşağılama Aracı Olarak Çöp" kitabının merkezinde kendine aykırı olanı çöpleştiren insan var. İnsan doğada tek çöp üreten canlıdır. İnsan sadece kendine aykırı olanı değil, kendi ürettiği şeyleri (dışkı, sperm,aybaşı kanı vb. ) de çöpleştirir. “Uygarlığın başlangıcından bu yana, üç şeyden kurtulmanın, onları görünmez kılmanın yolu ya da yolları, uygarlığın varoluş biçimini belirlemiştir. Bu üç şey sırasıyla ceset, çöp ve dışkıdır.” Dışkı aleyhimizdeki bütün delillerin sıkıştırılmış toplamıdır. O bizim günlük kesintisiz günahımızdır; böyle olduğu için pis kokar. Kitabımızda modern toplumların kriz, çöp üreten yapısı ve içsel çelişkileri cesurca sorgulanır. Halının altına süpürdüğümüz şeylerin günü geldiğinde halıyı çürüteceği vurgulanır. Kitapta dipnotlar oldukça uzun, ayrı bir metin gibi. Ayrıca yazarın okurunun duymasını istediği ve okurunun kulağına fısıldadığı “fısıltı” bölümlerinde ise yazarın mesajları yer alıyor.
1000Kitap
Bir Aşağılama Aracı Olarak ÇöpÖmer Faruk · Yeniinsan Yayınevi · 20226 okunma
Puan vermedi·56 syf.··
2025 43. kitabı
"Bir yıl sonrasını düşünürsen pirinç, on yıl sonrasını düşünürsen ağaç, yüz yıl sonrasını düşünürsen insan yetiştir." Bugün sizlere kaleminden Eğitimde Yeni Bir Ufuk - Türk Eğitim Sisteminin Sürdürülebilir Daha Adil Bir Gelecek İnşa Etmek kitabı ile geldim. Kitap beş bölüme ayrılıyor. Atatürk İlkeleri ve Eğitim: Atatürk'ün Eğitim Felsefesi, Eğitimin Önemini ve Toplumsal Kalkınmadaki Rolü Devletçilikten Dışa Bağımlılığa, Türkiye'nin Ekonomik ve Eğitsel Sorunları Eğitim ve Din İlişkisi, Günümüzdeki Somut Durumun İncelenmesi Köy Enstitüleri ve Maarif Kongresi Türk Eğitim Sisteminin Yeniden İnşası ve Atatürk İlkeleriyle Sürdürülebilir Daha Adil Bir Gelecek İnşa Etmek Kitap Atatürk'ün eğitim anlayışını referans alarak eğitimin toplumsal kalkınmadaki rolünü vurguluyor. Türkiye'de eğitimin tarihine ve güncel sorunlarına değinen ve bu sorunlara çözüm üretmeye çalışan bir yaklaşım sunuyor. Gençlerin işsiz kalması, yurt dışına beyin göçü vermesi, memuriyeti aybaşı maaşından ibaret görmesi gibi eğitim sisteminin doğurduğu sonuçlara kalıcı çözüm önerileri sunuluyor.
Eğitimde Yeni Bir UfukÜmit Keleş · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 202535 okunma
Reklam
7/10
·192 syf.··
2025 74. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 03 Kasım 2025 16:52
1.0 Lise Yılları ve Aşkın Doğuşu 1.1 İlk Karşılaşma ve Zıt Kutupların Çekimi Selim ve Leyla'nın aşkı, lisenin eskimiş ahşap kokan koridorlarında, sıradan bir günde ansızın parlayan bir kıvılcımla başlar. Selim için o an, zamanın durduğu ve hayatın yeniden anlam kazandığı bir dönüm noktası olur. O güne dek asi ve huzursuz bir ruhla yaşayan, dersleri umursamayan Selim, Leyla'nın asil ve ahenkli güzelliği karşısında derinden etkilenir. Bu karşılaşma, birbirine tamamen zıt iki karakterin kaderini birleştirir. Karakterlerin bu zıtlığı, ilişkilerinin temel dinamiğini oluşturur ve onları birbirine çeken en büyük güç olur: Selim Asi, huzursuz, dersleri umursamaz Anı yaşayan, kurallara meydan okuyan Leyla Uyumlu, disiplinli, notları kusursuz Düzenli, kurallara bağlı, planlı 1.2 Israrlı Bekleyiş ve İlk Temas Selim, bu beklenmedik sevdanın peşinden gitmeye kararlıdır. Leyla'nın ailesiyle yaşadığı apartmanın karşısındaki Saratoga Pastanesi'ne adeta kamp kurar; saatlerce onu bir anlığına görebilme umuduyla bekler. Leyla'ya doğrudan yaklaşmaya cesaret edemediği için, arkadaşı Mehmet'ten yardım ister. Mehmet aracılığıyla gönderdiği ilk mektup, aralarındaki bağın ilk somut adımı olur. Leyla, mektubu alırken utangaç ve panik içinde olsa da reddetmez; bu durum Selim için büyük bir umut kaynağıdır. Ertesi gün sınıfta yaşananlar, bu gizli bağın başlangıcını mühürler. Ders zili çaldığında, herkes dışarı çıkarken Leyla arkasını dönüp Selim'e kısa ama anlamlı bir bakış atar. Bu, onların ilk göz temasıdır ve aralarında kelimelere dökülmeyen, sır dolu bir ilişkinin temelini atar. 1.3 Muhallebicideki Buluşma ve İlişkinin Derinleşmesi Selim, ikinci mektubunda Leyla'yı Renkli Sinema'nın arkasındaki küçük muhallebiciye davet eder. Umutsuzca beklediği bir anda
Edebiyat
Bekle BeniZülfü Livaneli · Can Yayınları · 202518,2bin okunma
Kaş ki istədiyi kimi, eyni ruhda nə isə etməyi bacaraydı!
8/10
·295 syf.··
2025 26. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 16 Ağustos 2025 01:36
Stephen King -in ilk nəşr olunan romanı olan Kerri (1974), həm müəllifin yaradıcılığının başlanğıcı, həm də Amerika qorxu ədəbiyyatında ciddi bir dönüş nöqtəsidir. Maraqlıdır ki, Stephen King bu əsəri əvvəlcə yarımçıq saxlayaraq zibil qutusuna atmış, lakin həyat yoldaşı Tabitha King onu davam etməyə ruhlandırmış və nəticədə bu kitab müəllifi dünya miqyasında tanıtmışdır. Mən bu günə qədər Stephen King -dən 10 roman oxumuşam və açıq deyim ki, Kerri mənə ən çox Stephen King -in “ Medyum ” əsərini xatırlatdı — çünki hər iki romanda psixoloji təcrid, ailədaxili basqı, dini və ruhani qorxu elementləri çox güclü şəkildə birlikdə işlədilir. Hər iki əsərdə də gərginlik bir nöqtədə sakitcə tikilir və sonda partlayıcı şəkildə boşalır. " Kerri " sadəcə fövqəltəbii gücləri olan bir yeniyetmə qız haqqındakı dehşət hekayəsi deyil. Əslində bu roman, cəmiyyətdə fərqli olan bir qızın necə təcrid edildiyinin, bioloji yetkinliyə keçidin utanca çevrildiyinin və zorakılığın necə kollektiv şəkildə həyata keçirildiyinin simvoldur. Əsərdə “telekinez” gücü ikincildir; əsas qorxu insanlardır. Stephen King burada qadın psixologiyasını həm sosial, həm də dini baxımdan dəhşət dərəcəsində dəqiq təsvir edib. Xüsusilə yeniyetmə qızların öz bədənlərindən utanmaq, eyni zamanda diqqət və şöhrət arzusu ilə alışıb-yanmaq kimi çətin emosiyaları romanda açıq göstərilir. Qızların diqqət çəkmək üçün maskalar taxması, kollektiv zorbalığa qatılması, bəzilərinin yalnız xarici görünüşünə əsaslanaraq “qəbul olunmaq” istəyi, Stephen King -in psixoloji təhlil gücünü ortaya qoyur. Bütün roman boyu Kerri tez-tez “donuz” kimi iyrənc heyvanlarla əlaqələndirilir. Donuz qanı ilə bağlı səhnə yalnız şokedici deyil, həm də sanki cəmiyyətin, “heyvana çevrilən” fərdi necə alçaldıb qurban verdiyini göstərən bir rituallaşma aktıdır.
Kadın
KerriStephen King · Qanun Nəşriyyatı · 20248,2bin okunma
7/10
·232 syf.··
2021 11. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2021 00:00
Giriş bölümü harici toplam on ana bölümden oluşan kitap, Mary Douglas tarafından kaleme alınmıştır. Kirlilik kavramına yüklenen anlamların aslında inançlardan yana geldiğini ve bunun da bizlere aslında dayatıldığını dile getirmektedir. Neden bir şeyin kirli olduğunu düşünürüz? Kodlarımızda mı vardır bu durum, yoksa bize onu dayatan bir toplum yapısının mı esiriyizdir. Oldukça farklı açılardan kirlilik kavramına yaklaşan Douglas, bizlere yansıtılan- dayatılan ve asıl doğrunun bu olduğu yönünde telkinler sunan bir kültürel yapının içinden sıyrılmanın da oldukça zor olduğunu dile getirmektedir. Aşağıda kitapta dikkat çektiğim noktaları, kendimce yorumlamaya ve kitap içerisinde olup bitenlerden kendi yaşadığımız toplumdaki algılara paralel olarak naısl geliştiğini anlatmak istedim. Bedensel kirlilik kavramı, kitap içerisinde oldukça dikkatimi çekti. Bu nedenle incelemeyi de bu kısım üzerinden ilerletmek istedim. Kitapta ilk dikkat çeken kirlilik kavramına yüklenen anlamlardır. Bu anlamlar, bize en genel anlamıyla ‘temiz olmayan’ bir şeyi çağrıştırır. Dinsel açıdan ise; kutsallık karşıtı yani Tanrısal olmayan her şey anlamına gelir. İnsan bazı durumlarda kirli sayılabilir. Bedensel hastalık veya akıntılar buna bir örnektir. Türk mitolojisinde de kirliliğe dair en belirgin örnek, şüphesiz Erlik Han’ın cansız bedene tükürmesi ve ona ruh üfleyenin de kirli tarafı içe doğru katladığı anlatısıdır. Mitlerimizde insanın içindeki kötülüklerin açıklayıcısı olarak anlatılan bu anlatı bedensel olmanın yanı sıra ruhsal olarak da bir kirliliği kastetmektedir. Bedensel kirliliğe bir diğer örnek de kitapta Seküler Kirlenme bölümünde geçer. Yoruba topluluğunda kirli olan her şey için sol elin kullanılması inancı bir anlamda bizim yapılacak işleri (yemek yeme vb.) sağ el ile yapmaya özen
Saflık ve Tehlike / Kirlilik ve Tabu Kavramlarının Bir ÇözümlemesiMary Douglas · Metis Yayınları · 201751 okunma
Işığımdan Dolayı Karanlık Benden Kaçıyor!
9/10
·245 syf.··
Beğendi
·
2025 6. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 14 Şubat 2025 21:55
İhsan Oktay Anar'ın her bir hikayesini, her bir kitabını okuduğumda farklı bir dünyaya gidiyorum. Kelimeleri tıpkı altımda uçan halı varmış gibi beni farklı alemlere ama özellikle Osmanlı'nın mahalle alemlerine götürüyor. Anar'ı kendi öz dilimde okumak ve söylemek istediklerini hemen anlamak inanılmaz hoşuma gidiyor. Böylesi bir yazarı okuduğumda anlamıyor olsaydım eminim çok üzülürdüm. Nasıl bu kadar zengin bir hayal gücü olur ve bunu böylesine muhteşem şekilde kağıda döker diye hep düşünmüşümdür. Tüm kitaplarını okumaya karar vediğim Anar'ın, dördüncü kitabı ile devam ediyorum. Muhtemelen kitaplarını ömrümün sonuna kadar çevirip çevirip okuyacağım. Olay yine Osmanlı Devleti zamanında ama bu sefer Orta Anadolu'da geçmekte. Daha önce hep İstanbul'u merkez alarak yazıyor olsa da bu sefer Anadolu'nun içlerine kadar girip bizi farklı alemlere sokuyor Anar. Üstelik sadece Anadolu ile sınırlı da kalmıyor, Hindistan'a ve Tahran'a da yolculuk yaptırıyor. O sert geçilmez, karla kaplı engin dağlara... Ölüm ve ölümün getirdiği o soğukluğu, titremeyi aslında bütün kitaplarında anlıyorum. Puslu Kıtalar Atlası, Kitab-ül Hiyel, Tiamat ve Efrasiyab'ın Hikâyelerinde bunu ustalıkla yapar. Ölümün de hayat kadar olağan ve olması gerektiğini hatırlatır Anar. Geldiği zaman ensemizde soğukluk ve ürperme duyacağımızı, hayatımıza devam etmek için Azrail'e yalvaracağımızı ve arkamızda kalanları düşünerek gideceğimizi... Evet ölüm kaçınılmazdır. Tüm canlılar için böyledir. Ama önemli olan ölümden çok yaşadığımız hayatı kendimize göre tam anlamıyla yaşayabildik mi sorusudur. Efrasiyab'ın Hikâyeleri, diğer kitaplarına nispeten daha basit bir şekilde başlar. Daha önceki kitapları biraz daha tekerleme ve ağdalı bir dil ile başlasa bile burada Anar olayları daha basite indirgeyerek yapar. Kitap,
Edebiyat
Efrâsiyâb'ın Hikâyeleriİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınevi · 20246,9bin okunma
Reklam
Reklam